Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 206
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 206. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
metre kadar toprakta nüfuz eden yağmur, kâfi varidat olamaz. Demek ki, şu enhârın nebeanları, âdi ve tabiî ve tesadüfî bir iş değildir. Belki pek hârika bir surette Fâtır-ı Zülcelâl, onları sırf hazine-i gaybdan akıttırıyor.
İşte bu sırra işareten bu mânayı ifade için hadîste rivayet ediliyor ki:"O üç nehrin herbirine Cennet'ten birer katre her vakit damlıyor ve ondan bereketlidirler."Hem bir rivayette denilmiş ki:"Şu üç nehrin menbaları, Cennet'tendir."Şu rivayetin hakikatı şudur ki: Madem esbâb-ı maddiye, şunların bu derece kesretli nebeanına kabil değildir. Elbette menbaları, bir âlem-i gaybdadır ve gizli bir hazine-i rahmetten gelir ki; masarif ile varidatın muvazenesi devam eder.
İşte Kur'ân-ı Hakîm, şu mânayı ihtar ile şöyle bir ders veriyor ki, der: Ey benî-İsrâil ve ey benî-Âdem! Kalb katılığı ve kasavetinizle öyle bir Zât-ı Zülcelâl'in evâmirine karşı itaatsizlik ediyorsunuz ve öyle bir Şems-i Sermedî'nin ziyâ-yı marifetine gafletle gözlerinizi yumuyorsunuz ki, Mısır'ınızı cennet suretine çeviren Nil-i mübârek gibi koca nehirleri, âdi, câmid taşların ağızlarından
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir