Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 66

Mu'cizat-ı Kur'âniye

Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 66. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

olmayan bir âlime, o kelime şöyle ifhâm eder ki:Semâ berrak, bulutsuz; zemin kuru ve hayatsız, tevellüde gayr-ı kabil bir halde iken.. semâyı yağmurla, zemini hazrevatla fethedip, bir nevi izdivac ve telkih suretinde bütün zîhayatları o sudan halketmek, öyle bir Kadîr-i Zülcelâl'in işidir ki; rûy-i zemin, O'nun küçük bir bostanı ve semânın yüz örtüsü olan bulutlar, O'nun bostanında bir süngerdir, anlar; azamet-i kudretine secde eder.

Ve muhakkik bir hakîme, o kelime şöyle ifhâm eder ki:Bidâyet-i hilkatte semâ ve arz şekilsiz birer küme ve menfaatsiz birer yaş hamur; veledsiz, mahlukatsız toplu birer madde iken, Fâtır-ı Hakîm onları feth ve bastedip güzel bir şekil, menfaatdar birer sûret, zînetli ve kesretli mahlûkata menşe' etmiştir, anlar; vüs'at-i hikmetine karşı hayran olur.

Yeni zamanın feylesofuna şu kelime şöyle ifhâm eder ki:Manzûme-i Şemsiye'yi teşkil eden küremiz, sair seyyareler, bidayette Güneş'le mümtezic olarak açılmamış bir hamur şeklinde iken; Kàdir-i Kayyûm o hamuru açıp, o seyyareleri birer birer yerlerine

Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir