Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 67

Mu'cizat-ı Kur'âniye

Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 67. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

yerleştirerek, Güneş'i orada bırakıp, zeminimizi buraya getirerek, zemine toprak sererek, sema canibinden yağmur yağdırarak, Güneş'ten ziya serptirerek dünyayı şenlendirip bizleri içine koymuştur, anlar; başını tabiat bataklığından çıkarır,

Meselâ:

وَ الشَّمْسُ تَجْر۪ى لِمُسْتَقَرٍّ لَهَا

daki "Lâm"; hem kendi mânasını, hem "fî" mânasını, hem "ilâ" mânasını ifade eder.

İşte

لِمُسْتَقَرٍّ

in "Lâm"ı,avâm o "Lâm"ı "ilâ" mânasında görüp fehmeder ki; size nisbeten ışık verici, ısındırıcı müteharrik bir lâmba olan Güneş, elbette bir gün seyri bitecek, mahall-i kararına yetişecek, size faidesi dokunmayacak bir suret alacaktır, anlar. O da, Hâlık-ı Zülcelâl'in Güneş'e bağladığı büyük nimetleri düşünerek"Sübhânallah, Elhamdülillâh" der.

Ve âlime dahi o "Lâm"ı "ilâ" mânasında gösterir. Fakat, Güneş'i yalnız bir lâmba değil, belki bahar ve yaz tezgâhında dokunan mensucât-ı Rabbâniyenin bir mekiği,

Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir