Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 70
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 70. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Eğer sükutuyla sükûnet eylese cezbe kaçar, ağlar fezada muntazam meczubları."
Hem meselâ:
اُولٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
da bir sükut var, bir ıtlak var. Neye zafer bulacaklarını tâyin etmemiş. Tâ herkes istediğini içinde bulabilsin. Sözü az söyler, tâ uzun olsun. Çünkü; bir kısım muhatabın maksadı ateşten kurtulmaktır. Bir kısmı yalnız Cennet'i düşünür. Bir kısım, saadet-i ebediyeyi arzu eder. Bir kısım, yalnız Rızâ-yı İlâhî'yi rica eder. Bir kısım rü'yet-i İlâhiye'yi gaye-i emel bilir. Ve hâkeza.. bunun gibi pek çok yerlerde Kur'ân, sözü mutlak bırakır, tâ âmm olsun. Hazfeder, tâ çok mânâları ifade etsin. Kısa keser, tâ herkesin hissesi bulunsun. İşte;
اَلْمُفْلِحُونَ
der. Neye felâh bulacaklarını tâyin etmiyor. Güya o sükutla der:
"Ey Müslümanlar!.. Müjde size. Ey müttaki!.. Sen Cehennem'den felâh bulursun. Ey sâlih!.. Sen Cennet'e felâh bulursun. Ey ârif!.. Sen rızâ-yı İlâhî'ye nâil olursun. Ey âşık!.. Sen rü'yete mazhar olursun."Ve hâkeza... İşte Kur'ân, câmiiyet-i lâfzıye cihetiyle kelâmdan, kelimeden, huruftan ve sükutdan herbirisinin binler misâllerinden yalnız
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir