Muhâkemât Dersleri — Sayfa 388

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 388. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

- Konuşmaya yol açan duruma hizmet etmemek:Ortada halledilmeye çalışılan bir mesele varken "Durun, ben de şunu anlatayım" dercesine konuyla alakası olamayan bir ortamda dile getirmek, o kıymetli hakikatlere zulüm hükmüne geçer.

- Muhatabın şanına ve haysiyetine uygun olmamak:Faraza akademik bir camiada bir konu anlatıldığında, muhatapların belli bir altyapıya sahip olduklarını unutmamak gerekir. Onlara basit bir seviyeden anlatmak seviyelerini göz ardı etmek olur.

- Asıl konuya ve ona bağlı yan konulara yabancılık:Saat, vakti göstermek içindir. İçindeki bütün sistemler de bu gayeye hizmet eder. Başka bir alette gerekli olan bir parçayı bu saatin bir yerine monte etmek abesle iştigalden öteye geçemez. Kelâmda ana konu ve ona bağlı yan konulara yabancı olan bir meseleye yer vermek fayda değil zarar verir.

- Maksada hizmet etmemek:Her kelâmın bir garazı olur, onunla bir sonuca varılmak istenir. Bunu yaparken asıl maksada hizmet etmeyen ifadelerden kaçınmak gerekir. Hedefimiz Ankaradan İstanbula gitmekse, bunu Muğladan dolaşarak yapmak boşuna vakit kaybıdır. Gerçi sonunda hedefe varılmıştır, ama geç varılmıştır!

Bazı maâni-i muallâka vardır ki, bir şekl-i muayyenesi ve bir vatan-ı hususiyesi yoktur. Müfettiş gibi her bir daireye girer.

Bazı kendine hususî bir lafız takıyor. Bu muallakâtın bir kısmı ise harfiye ve hevâiye gibidir. Başka kelime onu derûnuna çeker. Bazen bir cümleye, belki bir kıssate nüfuz eder. Ne vakit o cümleyi ezdirirsen, ruh gibi o mânâ takattur eder. Mesela hasret ve iştiyak ve temeddüh ve teessüf, ilâ âhir.. gibi mânâlardır…

Muallâk manalar

Bazı muallâk manaların muayyen bir şekli ve hususi bir vatanı yoktur. Müfettiş gibi her bir daireye girer. Bazısı kendine hususî bir lafız takıyor. Bu muallâk manaların bir kısmı ise harfiye ve hevâiye gibidir, başka kelime onu derûnuna çeker. Bazen bir cümleye, belki bir kıssaya nüfuz eder. Ne vakit o cümleyi ezdirirsen, ruh gibi o mana damlar.

Mesela hasret, iştiyak, temeddüh ve teessüf, ilâ âhir… gibi manalardır. Mesela, Hazreti Meryem'in annesi Hanne, erkek evlat vermesi için Cenab-ı Hakka dua eder. Çocuğunu dünyaya getirince kız olduğunu görür, hayli üzülür."Ya Rabbi, ben onu

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir