Muhâkemât Dersleri — Sayfa 426
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 426. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
yema, kalb bazen meselenin derin yerlerinden, -kuyu dibinde gibi- bir tıntın ederse, lisan işitemez; nasıl tercümanlık edecektir? Elhâsıl: Fehim ifhamdan daha esheldir, vesselâm.
Fehim ayrı, ifham ayrı
İkinci makale olan Unsuru'l- Belağatin son kısmına geldik. Bediüzzaman burada "Eğer bu kanunlar iyi olsaydılar, onları ortaya koyana iyi bir belâğat dersi vereceklerdi. Hem de güzel bir üslûbu giyeceklerdi. Hâlbuki onları ortaya koyan ise ümmidir. Üslûpları dahi perişandır" gibi bir vehme dikkat çeker. Ancak bu vehme ehemmiyet vermemek gerektiğini söyler. Zira bir fende her bir ilim sahibi onda sanatkâr olmak lâzım gelmez.
Hem de merkeze doğru olan çekim kuvveti, merkezden dışa doğru olan itme kuvvetine galiptir. Çünkü kulağın dimağa yakınlığı ve akıl ile akrabalık bağı vardır. Hâlbuki kelâmın madeni olan kalp ise, dilden uzak ve yabancıdır. Hem de çok defa lisan, kalbin dilini tamamen anlamıyor. Özellikle kalp bazan meselenin derin yerlerinden -kuyu dibinde gibi- bir tıntın eder ise dil işitemez, nasıl tercümanlık edecektir? Anlamak ayrı, bunu başkasına fehmettirmek ayrıdır. Birincisi ikincisinden çok daha kolaydır.
Bediüzzaman, burada ifade ettiği hakikati bir başka eserinde şöyle anlatır:
"Halkın ilmi dimağındadır. Musluğu açılsa rahatla akıyor. Hafızam sönüyor, yardım etmiyor. Benimki kuyu gibi kalbimdedir. Çıkması güçtür."
Mekân olarak bakıldığında insanın dimağı yukarıda, kalbi ona nisbetle aşağıdadır. Bediüzzaman malumata dayalı bilgi aktarımını depodaki suyun musluğu açıldığında suyun akmasına benzetir. Kalbe mal olan bilgiyi paylaşmayı ise kuyudan su çıkarmak misaliyle anlatır.
Denilir ki:£"Kalpten çıkan söz kalbe gider. Ağızdan çıkan söz ise, ancak kulağa varır.">
"Fikir, çoğu kere çilenin çocuğudur">denir. Çile çekmeyenler fikirde inceliği yakalayamazlar, kalplere ve gönüllere nüfuz eden sihirli kelimeleri bulamazlar. Zira hissetmeyen söyleyemez. Bir bedevî şaire sormuşlar: "Şiirleriniz içinde en etkili olanlar mersiyeleriniz. Acaba bunun sırrı nedir?"
Şair şu anlamlı cevabı vermiş: "Biz onları ciğerimiz yana yana, içimiz kavrula kavrula söylüyoruz."
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir