Nur Aleminin Bir Anahtarı — Sayfa 50

Nur Âleminin Bir Anahtarı'nın Bir Haşiyesi

Nur Aleminin Bir Anahtarı kitabının 50. sayfası — Nur Âleminin Bir Anahtarı'nın Bir Haşiyesi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

dolayı ben kendimde kat'iyyen bir kâbiliyet ve bir meziyet ve o fevkalâdeliğe bir liyakât görmüyordum. Hayret hayret içinde kalıyordum. Değil fevkalâde bir deha veyahut fevkalâde bir velâyet, belki kendi kendimi idare edecek ve hayât-ı içtimâiye ile münâsebettar olacak bir kâbiliyet görmüyordum. Gerçi zâhiren hodfürûşluk gibi bâzı hâlât hayatımda görünmüştü. O da ihtiyarım hâricinde halkların hüsn-ü zannını tekzib etmemek için bir nevi hodfürûşluk gibi oluyordu. Fakat halkların hüsn-ü zannı gibi, hakîkatte olmadığımın hikmetini bilmediğimden ve dünyaya yaramadığımı, böyle bin derece haddimden fazla bir teveccühe mazhar olduğumu; bütün bütün hilâf-ı hakikat telakki ediyordum. Fakat Cenâb-ı Hakk'a yüzbin şükür olsun ki yetmiş seksen senelik hayatımın sonlarında onun hikmetini ihsân-ı İlâhiye ile bir derece bildik ve kısaca bir kısmına işaret edeceğim. Ve çok nümûnelerinden bir kısım nümûnelerini beyan ediyorum:

Birinci Nümûne:Medrese usûlünce, hiç olmazsa onbeş sene tahsil-i ilim lâzım geliyor ki, hakâik-i diniye ve ulûm-u İslâmiye tam elde edilsin. O zamanda Said'de, değil hârika bir zekâ veya bir mânevî kuvvet; belki bütün

Nur Aleminin Bir Anahtarı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir