Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 206
Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor
Nur'un İlk Kapısı kitabının 206. sayfası — Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
"Roma İmparatorluğunun İnhitât ve Sukûtu" adlı eserinde şöyle diyor :
Ganj Nehri ile, Bahr-ı Muhît-i Atlasî (Atlas Okyanusu) arasındaki memleketler; Kur'ân'ı, bir kanun-u esasî ve teşriî hayatın ruhu olarak tanımışlardır. Kur'ân'ın nazarında, satvetli bir hükümdarla, zavallı bir fakir arasında fark yoktur. Kur'ân bu gibi esaslar üzerinde öyle bir teşri' vücuda getirmiştir ki, dünyada bir nazîri yoktur.
Müslümanlığın esâsâtı; teslisiyet ve Allah'ın tecessüdiyetini ve vahdet-i vücud akîdesini reddetmektedir. Bu mutasavvifane akîdeler üç kuvvetli ulûhiyetin mevcudiyetini ve Mesih'in Allah'ın oğlu –hâşâ!– olduğunu öğretmektedir. Fakat bu akîdeler, ancak mutaassıb hıristiyanları tatmin edebilir; halbuki Kur'ân, bu gibi karışıklıklardan, ibhamlardan âzadedir.
Kur'ân, Allah'ın birliğine en kuvvetli delildir. Feylesofane bir dimağa mâlik olan bir muvahhid, İslâmiyetin nokta-i nazarını kabul etmekte hiç tereddüt etmez. Müslümanlık, belki bugünkü inkişaf-ı fikrîmizin seviyesinden daha yüksek bir dindir.
Edward Gibbon
Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir