Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 29

Üçüncü Ders

Nur'un İlk Kapısı kitabının 29. sayfası — Üçüncü Ders bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

mâlik ve bütün eşya ona musahhar ve hâdim olan bir Sultan-ı Cihan'a acz tezkeresiyle istinat eden adam, ne gibi şeyden perva eder. Yoksa müthiş aczimle, merhametsiz ve hadsiz düşmanlar içinde pek çok ızdırap çekmeğe mecbur kalacağım.

Hem halime bakıyorum, görüyorum ki: Ben misâfirim, uzun bir sefere sevkediliyorum. Yolum kabir, berzah ve haşir üstünden geçip ebedü'l-âbâda kadar gider. O karanlık yolda, zâd ile ziyâ ister. Halbuki Kur'ân hâricinde hiçbir akıl ve hikmet ve hiçbir ilim ve felsefe o yolun zulümatını izâle edecek bir nur ve o uzun sefere zâd olacak bir rızık vermiyor. Ancak onu ışıklandıracak yalnız şems-i Kur'ân'dan iktibas edilen ziyâdır. Ve o sefere zâd olacak, yalnız hazine-i Rahmân'dır. Ve delâlet-i Kur'ân ile ahzedilen gıdadır.

Ey gafil ve sarhoş! Eğer bu mecburî seferden beni halâs edecek bir çare bulmuş isen, söyle... Fakat bulduğun çare katiü't-tarîklik olmasın. Çünkü inkâr ve dalâlet, ancak kabrin ağzında zulümât-ı adem-âbâdda sukutu kabul demek olduğundan; şu katiü't-tarîklik çok defa uzun seferden daha müthiş ve daha korkunçtur. Mâdem çaresi yok, öyle ise sus! Tâ Kur'ân-ı Hakîm dediğini desin.

Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir