Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 37
Dördüncü Ders
Nur'un İlk Kapısı kitabının 37. sayfası — Dördüncü Ders bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
için tercih etmez. Nasıl oluyor ki; kendini mükemmel ve âkıl zannettiği halde, öyle bir yolu tercih eder ki; o yolda yüzde doksandokuz âzam zarar ihtimali vardır. Hem öyle bir yolu terkeder ki; yüzde doksandokuz âzamü'n-nef ' ihtimali o yolda vardır. Acaba ne için bunu terk, onu tercih ederler? Sırf tenbellik için, yalnız sureten cüz'î bir hıffet-i zâhirî için... Halbuki külliyetli bir sıkleti çekerler.
İşte misali anladın. Hakikatı şudur ki: Misâfir, sensin. İstanbul, âlem-i âhiret ve berzahtır.
Sağ yol tarîk-i Kur'ândır ki; îmândan sonra, salâta yâni namaza emreder.
Sol yol, tarîk-i ehl-i fısk ve tuğyandır.
Ehl-i şuhûd dediğimiz ehl-i hibre, enbiya ve evliyâdır. Çünkü hakikî veli, zevk-i şuhûdî sahibidir. Âmînin itikad ettiği gaybî şeyleri bâzen veli, aynı şeyi gözüyle veyahut kalb ile görüyor.
Silah ve zâd ise, îmân-ı Billah'tan neş'et eden tevekkül ve itimattır ki; bütün mehâlik ve hâcâta karşı bir nokta-i istinat ve bir nokta-i istimdattır.
Evet bir Kadîr-i Hafîz-i Alîm'e ve bir Ganiyy-i Kerîm-i Rahîm'e tevekkül etmekte
Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir