Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 40

Beşinci Ders

Nur'un İlk Kapısı kitabının 40. sayfası — Beşinci Ders bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

lâakal onda birisini, deniz gibi hayat-ı bâkiyeye sarfet. Yoksa "eyvahlar olsun" diyeceğin bir zaman gelecek. Acaibdendir ki; senin gibi ahmaklara âkıl ve zîfünun deniliyor.

Şu temsili dinle. Meselâ: Şu bir hizmetçi kuldan daha ahmak görünüyorsun ki; onun seyyid-i kerîmi ona yirmidört altın veriyor. Onu Burdur'dan Antalya'ya, oradan da Şam'a ve Yemen'e gönderiyor. Ve emir ediyor ki:

–"O altınları, levazım-ı seferinde sarfet! Lâkin Antalya'ya kadar –cebren– iki gün yayan gideceksin. Hem bir nevi ihtiyarın var. O altınları bir şeyde sarfetsen de etmesen de yine gideceğin yere yetişebilirsin. Lâkin, Antalyadan sonraki sâir menzillere gitmekte bir cihette ihtiyar senin elindedir. Eğer bir vesika veya bir bilet alabilir ve bir vapura veya bir trene veya bir tayyareye binebilirsen, bir aylık mesafeyi, bir günde katedebilirsin. Yoksa hem yayan, hem yalnız, hem mütehayyir, hem matrud bir surette yoluna devam edeceksin." Halbuki o ebleh, ahmak yolcu, yirmiüç altınını, iki günlük mesafede sarfetti.

Ona denildi ki:

–"Şu bâki kalan bir altını, o uzun yolun için, bir zâd ve bir bilete ver. Ümit edilir ki,

Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir