Birinci Nokta

Otuzüç Pencere · Sayfa 74

KitapOtuzüç Pencere
Sayfa74–75
SeviyeAlt başlık

Otuzüç Pencere kitabının "Birinci Nokta" bölümü 74. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Otuzüç Pencere.

"Onbirinci Söz"de beyan edildiği gibi: "İnsan, öyle bir nüsha-i câmiadır ki; Cenab-ı Hak bütün esmâsını, insanın nefsi ile insana ihsas ediyor." Tafsilâtını başka Sözler'e havale edip yalnız "Üç Nokta"yı göstereceğiz.

BİRİNCİ NOKTA:İnsan, üç cihetle esmâ-i İlâhiye'ye bir âyinedir.

Birinci Vecih:Gecede zulümât, nasıl nuru gösterir. Öyle de; insan, zaaf ve acziyle, fakr ve hâcâtıyla, naks ve kusuru ile, bir Kadîr-i Zülcelâl'in kudretini, kuvvetini, gınâsını, rahmetini bildiriyor ve hâkeza... Pek çok evsaf-ı İlâhiye'ye bu sûretle âyinedarlık ediyor. Hatta hadsiz aczinde ve nihâyetsiz zaafında, hadsiz a'dâsına karşı bir nokta-i istinad aramakla, vicdan dâima Vâcibü'l-Vücud'a bakar. Hem nihâyetsiz fakrında, nihâyetsiz hâcâtı içinde, nihâyetsiz maksadlara karşı bir nokta-i istimdat aramağa mecbur olduğundan, vicdan dâima o noktadan bir Ganiyy-i Rahîm'in dergâhına dayanır, duâ ile el açar. Demek her vicdanda şu nokta-i istinad ve nokta-i istimdât cihetinde iki küçük pencere, Kadîr-i Rahîm'in barigâh-ı rahmetine açılır, her vakit onunla bakabilir.

İkinci Vecih Âyinedarlık ise:İnsana verilen nümûneler nev'inden cüz'î ilim, kudret, basar,

Sayfa 75

sem', mâlikiyet, hâkimiyet gibi cüz'iyât ile kâinat Mâlik'inin ilmine ve kudretine, basarına, sem'ine, hâkimiyet-i Rubûbiyet'ine âyinedarlık eder. Onları anlar, bildirir. Meselâ: "Ben nasıl bu evi yaptım ve yapmasını biliyorum ve görüyorum ve onun mâlikiyim ve idare ediyorum. Öyle de; şu koca kâinat sarayının bir ustası var. O usta onu bilir, görür, yapar, idare eder." Ve hâkeza...

Üçüncü Vecih Âyinedarlık ise:İnsan, üstünde nakışları görünen Esmâ-i İlâhiye'ye âyinedarlık eder. Otuzikinci Söz'ün Üçüncü Mevkıfı'nın başında bir nebze izah edilen insanın mâhiyet-i câmiasında nakışları zâhir olan yetmişten ziyâde esmâ vardır. Meselâ; yaradılışından Sâni', Hâlık ismini ve hüsn-ü takvîminden Rahmân ve Rahîm isimlerini ve hüsn-ü terbiyesinden Kerîm, Latîf isimlerini ve hâkeza... Bütün âzâ ve âlâtı ile, cihâzât ve cevârihi ile, letâif ve mâneviyatı ile, havas ve hissiyatı ile ayrı ayrı esmânın ayrı ayrı nakışlarını gösteriyor. Demek nasıl esmâda bir ism-i âzam var, öyle de; o esmânın nukuşunda dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır.

Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku! Yoksa hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimali var!..

Sayfa 74   Okuyucuda devam et

Otuzüç Pencere uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir