Efendimizin Ev Halkını Mekke'den Getirtmesi

Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 368

KitapPeygamberimizin Hayatı
Sayfa368–369
SeviyeAlt başlık

Peygamberimizin Hayatı kitabının "Efendimizin Ev Halkını Mekke'den Getirtmesi" bölümü 368. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.

ilgili çok mühim izah ve değerlendirmeleri vardır. "Mektûbat" isimli eserinin 29. Mektubunda, "Mesail-i Şeriattan bir kısmına 'taabbüdî' denilir. Aklın muhakemesine bağlı değildir; emrolduğu için yapılır. İlleti emirdir. Bir kısmına 'Mâkulû'l-Mânâ' tâbir edilir. Yâni, bir hikmet ve bir maslahat var ki, o hükmün teşriine müreccih olmuş; fakat sebep ve illet değil. Çünkü, hakikî illet, emir ve nehy-i İlâhî'dir. Şeairin taabbüdî kısmı, hikmet ve maslahat onu tağyir edemez; taabbüdîlik ciheti tereccüh ediyor, ona ilişilmez. Yüz bin maslahat gelse, onu tağyir edemez. Öyle de, 'Şeairin faidesi, yalnız malûm mesalihtir.' denilmez ve öyle bilmek hatadır. Belki, o maslahatlar ise, çok hikmetlerinden bir faidesi olabilir." dedikten sonra İslâm'ın mühim bir şeairi olan ezanla ilgili olarak da şunları söyler:

"Meselâ, biri dese: 'Ezanın hikmeti, Müslümanları namaza çağırmaktır; şu halde, bir tüfek atmak kâfidir!' Hâlbuki, o divâne bilmez ki, binler maslahat-ı ezaniyye içinde o bir maslahattır. Tüfek sesi, o maslahatı verse, acaba nev-i beşer nâmına yahut o şehir ahalisi nâmına, hilkat-ı kâinatın netice-i uzması ve nev-i beşerin netice-i hilkati olan ilân-ı tevhid ve Rububiyyet-i İlâhîye'ye karşı izhar-ı ubudiyyete vasıta olan ezanın yerini nasıl tutacak?"480

475 Ibni Hişam, Sîre, c. 2, s. 154; Buharî, Sahih, c. 1, s. 114.

476 Buharî, A.g.e., c. 2, s. 3; Ebû Davud, Sünen, c. 1, s. 134.

477 Buharî, A.g.e., c. t,:s, 11.4.

478 Ibni Hişam, A.g.e.;.c. 2,. s. 155; Ahmed Ibni Hanbel, Müsned, c. 4, s. 43.

479 İbni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 155; Ebû Dâvud, Sünen, c. 1, s. 117.

480 Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbat, s. 371.

Efendimizin Ev Halkını Mekke'den Getirtmesi

Medine'ye hicret eden Peygamberimiz, hanımı Hz. Sevde, kızları Ümmü Gülsüm, Fâtıma ve Zeyneb ile nişanlısı Hz. Âişe'yi Mekke'de bırakmak zorunda kalmıştı.

Mescid-i Nebevî inşa edilip bitişiğine Hâne-i Saadet yapılınca, onları getirmek üzere, Zeyd b. Harise ile Ebû Râfi Hazretlerini Mekke'ye gönderdi.

Bu iki sahabî Mekke'ye giderek, adı zikredilenleri alıp Medine'ye getirdiler. Sadece, Hz. Zeyneb'i, henüz Müslüman olmayan kocası müsaade etmediğinden getiremediler. Fakat, bir müddet sonra o da Medine'ye hicret etmiştir. Kocası da daha sonra Müslüman olmuştur.

Medine'ye gelenlerden Peygamberimizin ev halkı kendi odalarına, Hz. Âişe ise babasının evine indi.481

Hz. Âîşe'nin Düğünü

Resûl-i Ekrem, Hz. Âişe'yle Mekke'de nikâhlanmıştı. Fakat

Sayfa 369

düğün tehir edilmişti.

Medine'ye gelinince Hicret'in 1. yılı Şevval ayında* düğünleri yapıldı.482 Peygamber Efendimiz o sırada 55 yaşında idi.

Câhiliyye devrinde iki bayram arasında nikâh kıyma uğursuz sayılırdı. Resûl-i Ekrem Efendimiz, Şevval ayında Hz. Âişe'yle evlenmekle, bu yersiz itikadı ortadan kaldırdı. Efendimizin bu hareketi üzerine aynı ayda başka nikâhlar da kıyıldı.

Şu da var ki, Peygamber Efendimizin "İki bayram arasında nikâh kıyılmaz." hadîsleri, halk arasında yanlış anlaşılmıştır. Bundan kasıt şudur: Bayram, Cuma gününe rastgelirse, bayram namazı ile Cuma namazı arasında nikâh kıymak münasip olmaz. Çünkü, bayram gününün telâşesi pek fazladır. Nikâhı bu telâşelerle birlikte bayram namazı ile Cuma namazı arasındaki kısa zamana sıkıştırmak pek uygun olmaz. Ancak, bunu yaptığı takdirde, şahıs herhangi bir haram da işlemiş sayılmaz. Hz. Âişe'nin Resûl-i Ekrem yanında, diğer hanımlarından farklı bir yeri vardı.

Amr b. Âs, bir gün, "Yâ Resûlallah! Halkın sana en sevgili olanı kimdir?" diye sormuştu. Resûl-i Ekrem, "Âişe!" diye cevap verdi.

"Ya erkeklerden, Yâ Resûlallah?" diye sorusunu tekrarlayınca da Efendimiz, "Âişe'nin babası!"483 diye buyurdular.

Hz. Âişe, ince bir kavrayış melekesine ve kuvvetli bir zekâya sahipti. Kısa zamanda Hz. Resûlullah'tan birçok hadîs ezberledi, birçok İslâmî hüküm öğrendi. Bununla, Ashab-ı Güzin arasında mümtaz bir mevkiye yükseldi. Rivayet ettiği hadîs sayısı 2 bin 210'dur. Birçok sahabî, Peygamberimizin çeşitli meseleler hakkındaki tatbikatını ve İslâmî hükümleri ondan sorarak öğreniyordu.

Resûl-i Ekrem Efendimiz, "Dininizin yarısını bu humeyra kadından (Hz. Âişe) öğreniniz." buyurmasıyla, Hz. Âişe'nin ilmî ehliyetini tebarüz ettirmiştir.

Ebû Musa el-Eş'ârinin şu itirafı da, aynı noktaya parmak basmaktadır:

"Biz Resûlullah'ın ashabı, bir hadîs-i şerifte (onu anlamakta) güçlük çektiğimiz zaman Âişe'den sorardık; zîra, hadîs ilminin kendisinde mevcut olduğunu görürdük."484

Hz. Aişe Validemizin fıkıh ilmindeki derinliği İslâm hukukuna

Sayfa 368   Okuyucuda devam et

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir