Efendimizin Medine'ye Gelişi

Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 330

KitapPeygamberimizin Hayatı
Sayfa330–343
SeviyeAlt başlık

Peygamberimizin Hayatı kitabının "Efendimizin Medine'ye Gelişi" bölümü 330. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.

Efendimizin Medine'ye Gelişi

Medine'li Müslümanlar, Resûl-i Kibriya Efendimizin Mekke'den Medine'ye gelmek üzere yola çıktığını duymuşlardı. Bunun için her gün sabah namazından sonra Harre mevkiine çıkarak, öğle sıcağı basıncaya kadar yolunu heyecan ve sabırsızlıkla beklerlerdi.

Yine bir gün teşrif-i Nebevîyi uzun uzun beklemişler, gelmediğini ve etrafını da şiddetli sıcaklığın bastığını görünce evlerine geri dönmüşlerdi.

Bu sırada bir işi için evinin damına çıkmış olan bir Yahudi, beyazlara bürünmüş birkaç kişinin çölün sıcaklığını, serap ve sisleri yara yara gelmekte olduğunu gördü. Müslümanların, Hz. Resûlullah'ı günlerden beri beklemekte olduğunu biliyordu. Kendisini tutamayarak, "Ey Arab topluluğu! İşte, beklediğiniz devletliniz geliyor!" diye haykırarak Müslümanlara müjde verdi.413

Bu müjde, Medine sokaklarında bir şimşek gibi çaktı. Şehir bir anda bayram havasına büründü. Çünkü, insanlığa huzur ve saadet sunan zât geliyordu! Müslümanlar derhal silâhlanıp o tarafa doğru koştular.

Karşılayıcılar, Resûl-i Ekrem Efendimizle Hz. Ebû Bekir'e, bir hurma ağacının gölgesinde dinlenirken kavuştular. Hz. Ebû Bekir, başucunda ayakta duruyordu! Günlerden beri yolunu heyecan, sabırsızlık ve muhabbetle bekledikleri ak maşlaha bürünmüş Kâinatın Efendisini selâmladılar, nur saçan mübarek sîmasını temaşaya başladılar.

Hurma ağacının gölgesinde bir müddet yorgunluğunu gideren Resûl-i Kibriya, daha sonra beraberindekiler ve karşılayıcılar ile birlikte Medine'nin sağ tarafına düşen Kuba köyüne doğru yoluna devam etti.

Rebiülevvel ayının çok sıcak bir Pazartesi günü idi.

Sayfa 331

Güneş, ateşten oklarını bütün şiddetiyle yeryüzüne gönderiyordu. Kuşluk vakti Resûl-i Kibriya Efendimiz, etrafındaki mü'minler halkasıyla Medine'ye bir saat kadar mesafesi olan Kuba köyüne vardı. Orada Amr b. Avf Oğullarının kardeşi Gülsüm b. Hidm'in evine indi. Kızgın kumlar üzerindeki sür'atli yolculuk Efendimizi oldukça yormuştu. Müslümanlarla görüşmek arzusuna binâen Kuba'da bir müddet ikamet etmeye karar verdi.

Geceleri Medine'li Müslümanların eşrafından oldukça yaşlı bir zât olan Gülsüm b. Hidm'in evinde kalan Efendimiz, gündüzleri ise Müslümanlarla konuşmak, sohbet etmek için ashabtan bekâr bir zât olan Sa'd b. Hayseme'nin evine giderdi. Zâten, Muhacirlerin bekârları da onun evinde kalırlardı. Bu sebeple evine "Dârû'l-Uzab [Bekârlar Evi]" denirdi.414

Hz. Ali'nin Gelip Efendimize Kavuşması

Hz. Ali, Resûl-i Kibriya Efendimizin emriyle, Kureyş'lilerin kendisine teslim ettikleri kıymetli eşya ve emanetlerini sahiplerine iade etmek maksadıyla Mekke'de kalmıştı.

Hz. Ali, bu vazifeyi yerine getirmiş ve Efendimizin Mekke'den ayrılışından üç gün sonra da hareket etmişti. Resûl-i Kibriya Efendimiz henüz Kuba'da iken gelip kavuştu. Yürümekten ayakları şişmiş ve kabarmış idi. Peygamberimiz, onu gözyaşları arasında kucakladı ve ayağının iyileşmesi için dua edip eliyle meshetti. Cenâb-ı Hakk ânında şifa ihsan etti. Hz. Ali'nin ayaklarında ne kabarmadan, ne de ağrı ve sızıdan eser kalmadı.415

Kuba Mescidi'nin İnşası

Resûl-i Kibriya Efendimiz, Amr b. Avf Oğullarında 10 küsur gece misafir kaldı. Bu müddet zarfında Kuba Mescidini tesis etti ve bu mescid içinde namaz kıldı.

Efendimizin tesis ettikleri mescidden önce, Müslümanlardan bazıları kendileri için mescid inşa etmişlerse de, İslâm cemaati için ilk olarak bina olunan mescid, işte bu Kuba Mescididir.

Gülsüm b. Hidm Hazretlerinin, üzerinde hurma kuruttuğu

Sayfa 330   Okuyucuda devam et

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir