Mekke Devrinin Hülasası
Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 344
Peygamberimizin Hayatı kitabının "Mekke Devrinin Hülasası" bölümü 344. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.
Hicret'in 17 veya 16. yılında toplanan bu şûranın müzâkereleri neticesinde, Hz. Ali'nin teklifi üzerine ittifak edildi. Ancak, hangi ayın başlangıç olarak kabul edileceği hususunda bir mutabakata varılmadı. Abdurrahmân b. Avf Hazretleri, "Haram Aylar"ın ilki olduğu için Receb'i; Talha b. Ubeydullah, Müslümanların mübarek ayıdır diye Ramazan'ı; Hz. Ali (r.a.) ise, sene başıdır diye Muharrem'i başlangıç olarak teklif etti. Bu hususta da yine Hz. Ali'nin teklifi kabul edildi.
Böylece, Kamer senesi esas ve hicret tarihi başlangıç kabul edilerek, Müslümanlar kendilerine mahsus bir takvim tanzim etmiş oldular.434
413 ibn-i Hişam, A.g.G., c. 2, s. 137; Ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 233.
414 Ibn-i Hişam, A.g.e., c. 2, s. 138; ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 233.
415 Halebî, insan, c. 2, s. 233.
416 Tevbe, 108. 417 Ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 3, s. 227-229.
418 Bakara, 207.
419 Ibn-i Hişam, Sîre, c. 2, s. 146. 420 Ibn-i Hişam, A.g.e., c. 2, s. 147.
421 Halebî, İnsanû'l-Uyûn, c. 2, s. 58.
422 Müslim, Sahih, c. 8, s. 236; Taberî, Tarih, c. 2, s. 248.
423 Ibn-i Mâce, Sünen, c. 2, s. 612.
424 ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 235; Buharî, Sahih, c. 2, s. 335.
425 ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 236; Buharî, A.g.e., c. 2, s. 335.
426 ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 234; Buharî, A.g.e., c. 2, s. 337.
427 ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 234.
428 İbn-i Hişam, Sîre, c. 2, s. 143-144.
429 Müslim, Sahih, c. 6, s. 127. 430 ibn-i Hişam, Sîre, c. 2, s. 144.
431 Müslim, Sahih, c. 6, s. 126-127.
432 Kaadı iyaz, eş-Şifa, c. 1, s. 563; Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbat, s.117.
433 Bediüzzaman Said Nursî, A.g.e., s. 123.
434 ez-Zebidî, Tecrid-i Sarih, Tere, c. 10, s. 120-121.
Mekke Devrinin Bir Hülasası
Resûl-i Ekrem Efendimizin Medine'ye hicretleriyle, 13 senelik Mekke devri geride kalmış oluyordu. İslâm tebliğ tarihinde mühim bir yer işgal eden bu devreyi burada tekrar özetlemek, hususan Peygamber Efendimizin bu devredeki tebligatını bir kere daha nazara vermekte birçok fayda vardır.
Resûl-i Ekrem Efendimiz, Milâdî 610 yılında Cenâb-ı Hakk tarafından peygamber olarak vazifelendirildiği zaman, o günün
Arab cemiyeti bütün dünyayla birlikte tarihinin en karanlık ve vahşetli devrini yaşıyordu, içinde bulunduğu cemiyeti ve bütün insanlığı bu zulmet ve vahşetten kurtarma vazifesi ise Efendimizin omuzuna tevdi ediliyordu.
Onu peygamber olarak gönderen Cenâb-ı Hakk, aynı zamanda İslâm'ı neşretme ve yaşayıp yaşatma vazifesinde nasıl hareket etmesi gerektiğini de bildiriyordu. Peygamber Efendimiz de bu emirlere göre hareket tarzını tâyin ve tesbit ediyordu.
Hayata her yönüyle yepyeni bir düzen ve şekil vermeye müteveccih bir tebligatın pek kolay olmayacağı muhakkaktı. Hele o zamanın vahşî âdetlerine son derece mutaassıp ve inatçı Arab cemiyeti içinde bu işin daha da güç olacağında şüphe yoktu.
İçinde yaşadığı cemiyetin hususiyetlerini, mizaç ve efkârını çok iyi bilen Resûl-i Ekrem Efendimiz, bu sebeple, peygamberlikle vazifelendirilir vazifelendirilmez ortaya atılıp açıktan davete girişmedi; peygamberliğini ve İslâm Dinini açıktan ilân etmedi. Bunun yapılabilmesi için zamana ihtiyaç olduğu kadar, lehte de bazı şartların doğması gerekiyordu.
Resûl-i Kibriya Efendimiz, îman ve İslâm'a davete ilk önce en yakınlarından başladı. İlk defa dâvasını zevcesi Hz. Hatice-i Kübra'ya anlattı. Hz. Hatice, onun peygamberliğini tasdik ederek derhal Müslüman oldu. Daha sonra yine en yakını olan ve dört beş yaşlarından beri yanında ve terbiyesinde bulunan Hz. Ali'yi İslâm'a davet etti. O da İslâm'la müşerref oldu. Bundan sonra ailesi dışında en çok güvendiği kimselere îman ve İslâm'ı anlattı. Bunların başında Hz. Ebû Bekir geliyordu. Hz. Ebû Bekir vasıtasıyla da birçok kimse İslâm'a girdi.
Gizli davet devresinde Peygamber Efendimiz bizzat son derece tedbirli ve ihtiyatlı davrandığı gibi, ilk Müslümanlara da aynı tedbir ve ihtiyatı göstermelerini ısrarla tavsiye ediyordu. Ebû Zerr-i Gıfarî Müslüman olduğu zaman, ona tavsiyesi şu olmuştu:
"Yâ Ebâ Zerr! Sen şimdi bu işi gizli tut ve memleketine dön git! İşi açığa vurduğumuzu haber aldığın zaman gel!"
Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir