İslam Ordusu Uhud'da

Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 448

KitapPeygamberimizin Hayatı
Sayfa448–454
SeviyeAlt başlık

Peygamberimizin Hayatı kitabının "İslam Ordusu Uhud'da" bölümü 448. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.

üçüncü sefer tekrarladı: "Bu gece bizi kim bekleyecek?"

Yine Müslümanlar arasından bir ses yükseldi: "Ben beklerim yâ Resûlallah!"

Efendimiz, ona, "Sen kimsin?" diye sordu.

"Ben, İbni Kays'ım" diye cevap verdi. Peygamber Efendimiz, ona da, "Sen otur!" dedi.

Aradan bir müddet geçtikten sonra Resûl-i Ekrem Efendimiz, "Üçünüz de kalkınız." buyurdu.

Yalnız bir kişi ayağa kalktı. Bu, Zekvan b. Abdi Kays'tı.

Resûl-i Ekrem Efendimiz, "Diğer arkadaşların nerede?" diye sorunca, Zekvan, "Yâ Resûlallah! Üç seferinde de sorunuza cevap veren bendim!" dedi.

Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz, ona, "Git, sen bize muhafızlık et! Allah da seni muhafaza etsin!" dedi.

Zekvan, hemen zırhını giyindi, kalkanını aldı; bütün gece Peygamber Efendimizin yanında nöbet tuttu.118

Bu sahabî, önce kendi ismiyle, sonra oğlunun, sonra da babasının ismiyle kendisini tanıtmıştı!

99 Ibni Sa'd, Tabakat, c. 2, s. 37.

100 Ibni Hişam, Sîre, c. 3, s. 64; ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 37.

101 ibni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 64; Ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 37.

102 ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 37; Taberî, Tarih, c. 3, s. 12.

103 ibni Sa'd, A.g.e., c. 4. s. 31.

104 ibni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 66-67; ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 37-38.

105 Buharî, Sahih, c. 3, s. 27; İbni Kesir, Sîre, c. 3, s. 22.

106 Ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 45; Ibn-i Kesir, Sîre, c. 3, s. 24.

107 İbn-i Kayyim, Zâdû'l-Maad, c. 1. s. 353.

108 Ibn-i Kesir, Sîre, c. 3, s. 24.

109 Belâzurî, Ensab, c. 1, s. 315.

110 Ibn-i Hişam, A.g.e., c. 3, s. 68; Ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 38.

111 ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 39.

112 ibn-i Hişam, A.g.e., c. 3, s 63; Ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 39.

113 ibn-i Hişam, A.g.e., c. 3, s 63; İbn-i Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 39.

114 Ibn-i Esir, Üsdû'l-Gabe, c. 2, s. 349; İbn-i Hacer, el-isabe, c. 2, s. 206; Beyhakî, Sünen, c. 9, s. 24.

115 Ibn-i Abdi'l-Berr, ellstiab, c. 3, s. 1168.

116 Ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 48; Halebî, İnsanû'l-Uyûn, c. 2, s. 232.

117 Taberî, Tarih, c. 3, s. 12-13.

118 Vakidî, Megazi, s. 169-170. 119 ibni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 39.

İslam Ordusu Uhud'da

İslâm Ordusu Uhud'da

Sabaha yakın, Peygamber Efendimiz, ordusuyla birlikte Şeyheyn'den ayrıldı ve Uhud'a doğru yürüdü. Artık her iki ordu da birbirini fark edebiliyordu.

Düşman karşıda görünüyordu. Mücâhidler cephesinde sabah ezanı göklere dalga dalga yayılıyordu. Saf bağlayan Müslümanlar, Hz. Resûlullah'ın arkasında silâhlarını çıkarmadan düşmanlarının gözleri önünde namazlarını eda ettiler.

Bu arada Peygamber Efendimiz, tedbir babında, zırhının üzerine ikinci bir zırh, takyesinin üzerine ise miğfer giydi.119

Münafıkların Ordudan Ayrılması

Artık iki ordu karşı karşıya gelmişti. Her biri harb nizamıyla meşgul oluyordu.

Bu sırada oraya kadar çekine çekine korku içinde gelmiş bulunan Abdullah b. Übeyy b. Selûl, ortaya atıldı ve, "Muhammed, rey ve görüş sahibi olmayan gençlerin sözünü dinledi, benim sözümü

Sayfa 449

dinlemedi! Ey ahali! Bir türlü anlayamıyorum: şuracıkta biz ne diye canımızı vereceğiz?'120 deyip, kavminden ve münafıklardan 300 kadar askerle geri döndü.

Münafıkların ayrılmasıyla, İslâm Ordusu 700 kişiden ibaret kaldı. Kureyş Ordusunun dörtte biri kadar.

Abdullah b. Übeyy, münafıklardan bir grupla İslâm Ordusundan ayrılmakla kalmadı; sâir Müslümanları da tesir altına almaya çalıştı. Onun geri döndüğünü gören Hazreç Kabilesine mensup Selime Oğulları ile Evs Kabilesine mensup Harise Oğulları da geri dönmeye niyetlendiler. Fakat, Allah'ın inayeti yetişti ve onları bu tereddütlerinden kurtardı.

Kur'an-ı Azîmüşşan'da bu hususla ilgili olarak şöyle buyurulur:"O zaman içinizden iki birlik za'f göstermek istemişti. Hâlbuki, onların yardımcısı Allah'tı (Allah, rahmetiyle, onlardan bu gevşekliği giderdi). Mü'minler, ancak Allah'a güvenip dayanmalıdır."121

Münafıklarla İlgili İnen Âyet

Münafıkların, harb meydanında İslâm Ordusundan ayrılıp Medine'ye geri dönmeleri üzerine ise, şu mealdeki âyetler nazil oldu:

"İki ordu karşılaştığı gün size gelen musibet Allah'ın emriyle geldi. Bu, Allah'ın mü'minleri ayırt etmesi, münafık olanları da açığa vurması içindi. Onlara, 'Geliniz, Allah yolunda muharebe edin yahut (hiç olmazsa düşmanın kendinize ve ailenize saldırmasını) önleyin.' denildi de, 'Biz muharebe etmeyi bilseydik elbette arkanızdan gelirdik!' dediler. Onlar, o gün îmandan ziyade küfre yakındılar. Ağızlarıyla, kalblerinde olmayanı söylüyorlardı. Onlar ne gizlerse, Allah çok iyi bilendir!'122

Muhayrık'ın İslâm Ordusuna Katılışı

Muhayrık, büyük bir Yahudî âlimi idi. Medine'de bol serveti vardı.

Resûl-i Ekrem Efendimizi, mukaddes kitaplardaki sıfatlarıyla tanırdı. Fakat, kavminden çekindiği ve dininin tesirinden kendisini bir türlü kurtaramadığı için bu sıfatları açıklamıyordu. Bu durumu Uhud Harbine çıkışa kadar devam etti.123

Resûl-i Kibriya Efendimiz, mücâhidlerle Uhud Gazâsına çıktığı sıradaydı.

O âna kadar bildiğini açıklamayan Muhayrık, "Ey Yahudî

Sayfa 448   Okuyucuda devam et

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir