Uhud Muharebesi

Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 438

KitapPeygamberimizin Hayatı
Sayfa438–447
SeviyeAlt başlık

Peygamberimizin Hayatı kitabının "Uhud Muharebesi" bölümü 438. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.

Peygamberimizin, Huzeyme Kızı Hz. Zeyneb'le Evlenmesi

Huzeyme kızı Hz. Zeyneb'in kocası Ubeyde b. Haris, Bedir Muharebesinde yaralanmış ve bu yaranın neticesi olarak Safra denilen mevkide vefat etmişti. Bu sebeple Hz. Zeyneb dul kalmıştı.

Resûl-i Ekrem Efendimiz, kocasını İ'lâ-yı Kelimetullah uğrunda şehid veren bu muhterem kadını, Hicret'in 3. senesi Ramazan ayında zevceliğe alarak şereflendirdi.

Hz. Zeyneb, fakirleri ve yoksulları beslediği, onlara çok acıyıp merhamet ettiği için "Ümmü'l-Mesakin [Yoksullar Annesi]" diye tanınırdı.

Hz. Zeyneb, Peygamber Efendimizin yanında üç ay kadar kaldıktan sonra 30 yaşında iken vefat etti. Cenaze namazını bizzat Resûl-i Kibriya Efendimiz kıldırdı. Bakî Mezarlığına defnedildi.95

Hz. Hasan'ın Dünyaya Gelişi

Hicret'in 3. yılında Resûl-i Ekrem Efendimizi sevindiren bir hâdise daha vuku buldu: Torunu Hz. Hasan dünyaya geldi. Hz. Hasan, Peygamberimize torunları arasında en çok benzeyeni idi. Bu sebeple, annesi Hz. Fâtıma onu severken, "Resûlullah'a benzeyen yavrum!" derdi.96

Nebîyy-i Muhterem Efendimiz, torunları Hz. Hasan ile Hüseyin'i son derece severdi. Onları zaman zaman omuzlarına alıp taşır ve, "Onlar benim dünyada öpüp kokladığım iki reyhanımdır (güzel kokan bir çiçek, fesleğen)"97 buyurdu.

Yine, Hz. Hasan'ı zaman zaman omuzuna alıp gezdirir ve, "Allah'ım! Ben onu seviyorum; Sen de sev; onu seveni de sev!"98 derdi.

93 ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 8, s. 81.

94 ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 8, s. 82-83.

95 Ibn-i Hişam, Sîre, c. 4, s. 296-297; Ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 8, s. 115; İbn-i Abdi'l-Berr, el-İstiab, c. 4, s. 1853.

96 Ahmed Ibn-i Hanbel, Müsned, c. 6, s. 283.

97 Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 323.

98 Buharî, Sahih, c. 4, s. 217.

Uhud Muharebesi

(Hicret'in 3. senesi 7 Şevval / Milâdi 625)

Kureyş müşrikleri, Bedir'de uğradıkları hezimetin acısını bir türlü unutmak istemiyorlardı, daha doğrusu unutamıyorlardı. İleri gelenlerinden birçoğunu bu savaşta kaybetmişlerdi. Bir avuç Müslümandan yedikleri ağır darbeyle izzet-i nefisleri kırılmıştı. Civar kabileler nezdindeki prestijleri de haliyle sarsılmıştı.

Ayrıca, sahilden giden Şam ticaret yollarının Resûl-i Ekrem tarafından devamlı kontrol altında tutulması da ticarî

Sayfa 439

hayatlarına oldukça ağır darbe vuruyor, onların askerî ve iktisadî mukavemetlerini kırıyordu. Kureyş müşrikleri bu sefer Irak yoluyla Şam'a ticaret kervanlarını göndermeye başlamışlardı; ama burası da Peygamberimiz tarafından kısa zamanda haber alınmış, gönderdiği seriyye ile, bu yoldan giden ticaret kervanları kıstırılarak, mallarına el konulmuştu.

Haliyle, bu durumlar, zâten Bedir hezimetinin acısıyla yanıp tutuşan Kureyş müşriklerinin Müslümanlara karşı kin ve husumetlerini artırıyor, intikam alma duygularını harekete getiriyordu. İlk fırsatta bu intikam hislerini tatmin için âdeta can atıyorlardı. Bedir'den sonra giriştikleri bir iki küçük baskın hareketi, onların bu kinlerini dindirme yerine, bozguna uğrayan kendileri olduğu için, daha da kabartmıştı.

Kureyş İleri Gelenlerinin Teklifi

Daha önce, Ebû Süfyan idaresinde Şam'a gönderilmiş olan büyük ticaret kervanı, Resûl-i Ekrem'in kumandasındaki Müslüman kuvvetlerin eline düşmekten kıl payı kurtulup Mekke'ye zor gelebilmişti. Hemen arkasından Bedir Harbinin patlak vermesi, kervandaki malların taksimini geciktirmişti. Mallar olduğu gibi "Darü'n Nedve"de muhafaza edilmekteydi."

Bu sırada, bilhassa Bedir Savaşında yakınlarını kaybetmiş olanlar ve bunların da içinden Cübeyr b. Mut'im, Safvan b. Ümeyye, İkrime b. Ebû Cehil gibi Kureyş'in ileri gelenleri sayılabilecek kimseler, Ebû Süfyan'a şu teklifte bulundular:

"Muhammed, büyüklerimizi öldürerek bizi perişan etti. Onlardan intikam alma zamanı artık gelmiştir. Kervandaki malların sermayesini sahiplerine verelim, kârıyla da Müslümanlara karşı harb hazırlığı yapalım!"100

Teklif oy birliğiyle kabul edildi. Mallar satılarak altına dönüştürüldü: Toplam 100 bin altın. Hisse sahiplerine sermayeleri olan 50 bin altın verildi. Kârıyla da sür'atle harb hazırlığına başlandı.101

Bedir'den gözü korkan Mekke'li müşrikler, bu sefer büyük bir ordu hazırlamak kararında idiler. Sadece mahallî gönüllü askerler, hattâ devamlı müttefikleri bulunan Ahabiş* Kabilesi askerleriyle de iktifa etmiyorlardı. Arabistan Yarımadasındaki diğer kabileleri de yanlarına almak istiyorlardı. Bunun için hususî bir heyeti

Sayfa 438   Okuyucuda devam et

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir