Muhacirlerle Ensar Arasında Kardeşlik Kurulması

Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 358

KitapPeygamberimizin Hayatı
Sayfa358–361
SeviyeAlt başlık

Peygamberimizin Hayatı kitabının "Muhacirlerle Ensar Arasında Kardeşlik Kurulması" bölümü 358. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.

Gerçekten, Medine'de Müslümanların durumu oldukça nâzikti. Çünkü, buraya hicret etmekle müşrik Arab kabilelerine boy hedefi olmuşlardı. Elbette, bunun karşısında her zaman uyanık bulunmak gerekiyordu. Müslümanlar en ufak bir gürültü, bir seslenişten dolayı hemen bir araya toplanıyorlardı.

Hattâ, bir gün, bir ses işitilmişti. Sesi duyan feryadı basmıştı. Her haslette zirvede olan Resûl-i Kibriya, cesarette de zirve noktadaydı. Hemen kılıcını kuşanıp atına atlayarak yanlarına varmış ve kendilerini teselli ve teskin etmişti.

Enes b. Mâlik (r.a.) der ki:

"Ne zaman bir feryad kopsa, Resûlullah'ı, atla oraya yetişmiş bulurduk!"456

Mekke'li müşrikler, Medine'li Müslümanları Resûl-i Ekrem'in himayesinden vazgeçirmek için sadece bu muhtıra mahiyetindeki mektupları göndermekle de kalmamışlardı. Bu meyanda bazı ekonomik tedbirlere de başvuruyorlardı. Ayrıca, Medine'deki münafıklardan ve Yahudilerden bazılarını elde ederek, Müslümanlar arasına fitne ve fesad düşürmeyi de plânlı bir şekilde yürütüyorlardı.

Bütün bunlara rağmen Medine'li Müslümanlar, Resûlullah'ı bağırlarına basmada, İslâm'ı yaşayıp yaşatmada, Muhacir Müslümanlara her türlü yardımda bulunmada zerre kadar tereddüde kapılmadılar ve geri durmadılar; bilâkis, daha ciddî ve samimî bir tarzda bu hizmetlerini devam ettirdiler.

Muhacirlerle Ensar Arasında Kardeşlik Kurulması

Allah rızası için her şeyini geride bırakıp Medine'ye hicret etmiş bulunan Muhacir Müslümanlara, Medine'li Müslümanlar (Ensâr) muhabbet ve samimiyetle kucaklarını açmışlardı. Ellerinden gelen her türlü yardımı onlardan esirgememişlerdi, esirgemiyorlardı.

Ne var ki, Muhacirler, Medine'nin havasına, âdetlerine ve çalışma şartlarına alışkın değillerdi. Mekke'den gelirken de beraberlerinde hiçbir şey getirememişlerdi. Bu sebeple, Medine'nin çalışma şartlarına ve kendilerine her türlü yardımda bulunduklarından dolayı (Ensâr) adını alan Medine'li Müslümanlara ısındırılmaları gerekiyordu.

Sayfa 359

Nitekim, Medine'ye hicretten beş ay sonra Resûl-i Ekrem, Ensâr ile Muhaciri bir araya topladı. Kırk beşi Muhacirlerden, 45'i Ensâr'dan olmak üzere 90 Müslümanı kardeş yaptı.

Peygamber Efendimizin kurduğu bu kardeşlik müessesesi, maddî manevî yardımlaşma ve birbirlerine vâris olma esasına dayanıyor, bu suretle Muhacirlerin yurtlarından ayrılmalarından dolayı duydukları keder ve üzüntüyü giderme, onları Medine'lilere ısındırma, onlara güç ve destek kazandırma gayesini güdüyordu.457

Kurulan bu kardeşlik müessesesine göre, Medine'li ailelerden her birinin reisi, Mekke'li Müslümanlardan bir aileyi yanına alacaktı; mallarını onlarla paylaşacaklar, beraber çalışıp beraber kazanacaklardı.

Resûlullah Efendimiz, rastgele iki Müslümanı bir araya getirmemişti; bilâkis, bir araya getireceklerin durumlarını inceden inceye tetkik ederek, uygun bulduklarını birbirine kardeş yapmıştı. Meselâ, Selman-ı Fârisî ile Ebû’d-Derdâ, Ammar ile Huzeyfe, Mus'ab ile Ebû Eyyûb Hazretleri arasında mizaç, zevk, hissiyat itibarıyla tam bir ahenk vardı.458

Bu kardeşlik sayesinde, Allah ve Resûlünün muhabbetinden başka her şeylerini geride bırakmış bulunan Muhacirlerin iaşe ve iskân meseleleri de hâl yoluna girmiş oluyordu. Ensâr'dan her biri, Muhacirlerden birini evinde barındırıyor, beraber çalışıyor, beraber yiyorlardı. Bu, neseb kardeşliğini fersah fersah geride bırakacak bir kardeşlikti. İman kardeşliği, din kardeşliği idi. Medine'li Müslümanlar, yâni Ensâr, her şeylerini bu garib, bu kederli, bu yurtlarından uzak bulunmanın hüznünü duyan Müslümanlarla paylaşıyorlardı. Medine'li biri vefat edince, Muhacir kardeşi akrabalarıyla birlikte ona vâris oluyordu.

Yine, kurulan bu kardeşlik sayesinde büyük bir içtimaî yardımlaşma da temin edilmiş oldu. Muhacir Müslümanlar, sıkıntıdan kurtuldular. Medine'li her bir Müslüman, kardeş olduğu Mekke'li Müslümana malının yarısını veriyordu. Muhacir kardeşlerine karşı misafirperverliğin, cömertliğin, kadirşinaslığın, insanlığın en yüce derecesini göstermekten zevk alıyorlardı.

Medine'li Müslümanlar, bunlarla da kalmadılar; Resûlullah'ın huzuruna çıkarak, fedakârlıklarını gösteren şu teklifte bulundular:

Sayfa 358   Okuyucuda devam et

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir