Mescid-i Nebevi'nin İnşası
Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 362
Peygamberimizin Hayatı kitabının "Mescid-i Nebevi'nin İnşası" bölümü 362. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.
davranışlarını medhetti:
"Muhacirlerden önce, Medine'yi yurt ve îman evi edinenler, kendilerine hicret edip gelenlere muhabbet beslerler. Onlara verilen şeylerden dolayı nefislerinde bir kaygı duymazlar; kendilerinde ihtiyaç bile olsa (onları) nefisleri üzerine tercih ederler. Kim de nefsinin hırsından korunursa, işte bunlar (azabtan) kurtulanlardır."463
Evet, kurulan bu manevî kardeşlik, hiçbir milletin tarihinde rastlanmayacak eşsiz bir şeref tablosudur. Bu kardeşlik neticesinde meydana gelen dayanışma, yardımlaşma, hayırseverlik, İslâm'ın inkişafa başlaması dönemine rastlamış olması bakımından da oldukça mühim bir tesir icra etmiştir. "Hiç tereddüt etmeden denilebilir ki, çeyrek asır zarfında İslâm nurunun âlemin her tarafına yayılması, İran'ın tamamen fethi, Doğu Roma İmparatorluğunun tehdit edilmesi, hep bu dinî kardeşliğin resâneti [kuvveti] eseridir."464
Muhacirlerin Kendi Aralarında Kardeş Yapılması
Resûl-i Ekrem, ayrıca, Muhacir Müslümanlar arasında da kardeşlik kurdu.
Bir gün, Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer, el ele tutuşmuş geliyorlardı. Bu samimî manzarayı seyreden Peygamber Efendimiz, yanındaki sahabîlere, "Nebiler ve Resûllerden başka, bütün önceki ve sonrakilerden Cennetlik olanların kemâl çağına erenlerinden iki büyüğüne bakmak isteyen, şu gelenlere baksın!" buyurdu, sonra da onları birbirine kardeş yaptı.465
Resûl-i Ekrem, Mekke'li Müslümanları teker teker birbirilerine kardeş yapıyordu. O sırada Hz. Ali çıkageldi. Gözyaşları arasında, "Yâ Resûlallah!" dedi, "Sen sahabîleri birbirine kardeş yaptın; benimle hiç kimse arasında kardeşlik kurmadın!"
Peygamber Efendimiz, "Yâ Ali! Sen dünyada ve âhirette benim kardeşimsin" 466 buyurarak gözyaşlarını dindirdi.
456 Ibni Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 373; Müslim, Sahih, c. 7, s. 72. 457 İbn Sa’d, Tabakat, c. 1, s. 238; Suheylî, Ravdü’l-Ünf, c. 2, s. 18. 458 Tecrid Tercemesi, c. 7, s. 76.
459 Buharı, Sahih, c. 3, s. 67.
460 Ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 3, s. 125.
461 ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 3, s. 126.
462 Tecrid Tercemesi, c. 7, s. 47.
463 Haşr, 9. 464 Tecrid Tercemesi, c. 7, s. 77.
465 ibni Sa'd, Tabakat, c. 3, s. 174175.
466 Tirmizî, Sünen, c. 5. s. 300.
Mescid-i Nebevî'nin İnşası
Mescid-i Nebevî'nin İnşası
(Hicretin 1. Senesi / Milâdî 622)
Resûl-i Ekrem, Medine'ye teşrif buyurduklarında, içinde
cemaatle namaz kılabilecekleri, gerektiğinde toplanıp meselelerini konuşabilecekleri bir yerden mahrum bulunuyorlardı. Bu mühim vazifeler için merkez teşkil edecek bir mescid gerekiyordu.
Efendimiz, Medine'de ilk olarak bu mescidi inşa etmekle işe başladı. Şehre ilk girdiklerinde, devesi, Neccar Oğullarından Sehl ve Süheyl adında iki yetimin, üzerinde hurma kuruttukları arsalarına çökmüştü. Bu iki yetim, Medine'li Müslümanlardan Muaz b. Afra'nın (r.a.) himayesinde bulunuyorlardı. Resûl-i Ekrem, bu arsayı satın almak istediğini, Muaz Hazretlerine bildirdi. Ancak, bu fedakâr sahabî, arsanın bedelini, himayesindeki iki yetime vererek bu büyük şeref ve ücrete nail olmak için bağışlamak istediğini söyledi. Fakat, Peygamberimiz kabul etmedi. Sonra da arsa sahibi iki yetimi çağırarak, arsalarının bedelini öğrenmek istedi. İki genç yetim de, "Yâ Resûlallah! Biz onun bedelini ancak Allah'tan bekleriz. Sana onu Allah rızası için bağışlarız!" dediler.
Resûl-i Ekrem, gençlerin bu tekliflerini de kabul etmedi ve bedeli olan 10 miskal altına arsayı satın aldı. Bu miktarı, Resûl-i Ekrem Efendimizin emriyle Hz. Ebû Bekir onlara hemen ödedi.467
Fedakâr sahabîler tarafından arsa kısa zamanda tertemiz hâle getirildi ve Resûlullah'ın emriyle kerpiçler kesilip hazırlandı.
Resûl-i Ekrem Efendimiz, mescidin temelini atacağı sırada yanında Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali bulunuyordu.
Müslümanlardan oraya uğrayan biri, "Yâ Resûlallah! Yanında sadece şu birkaç kişi mi var?" diye sordu.
Resûl-i Kibriya Efendimiz, cevaben, "Onlar, benden sonra işi yönetecek olanlardır." buyurdu. Onu takiben sırasıyla Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, temele birer taş koydular. Böylece, Mescid-i Nebevî'nin temelleriyle birlikte Dört Halife devrinin manevî temelleri de atılmış oluyordu.
Mescidin inşasında Peygamber Efendimiz, bilfiil durmadan dinlenmeden çalıştı. Bir taraftan mübarek elleriyle kerpiçler taşırken, diğer taraftan Müslümanları şevk ve gayrete getirici şu sözleri söylüyordu:
Taşıdığımız şu yük ey Rabbimiz!
Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir