Hanunüil-Ciz Mucizesi

Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 364

KitapPeygamberimizin Hayatı
Sayfa364–365
SeviyeAlt başlık

Peygamberimizin Hayatı kitabının "Hanunüil-Ciz Mucizesi" bölümü 364. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.

Hayber'in yükünden daha hayırlı, daha temiz!

Yâ Rab! Hayır, ancak âhiret hayrı!

Sen, Muhacirle Ensar'a acı!

Durup dinlenmeden yapılan çalışma neticesinde, Mescid-i Nebevî'nin inşası kısa zamanda tamamlandı. Her türlü süsten uzak, dört duvarı kerpiçten olan bu kutsi mabedin tavanı yoktu. Henüz Kâbe kıble olarak tâyin edilmemiş bulunduğundan, kıblesi Kudüs'e doğru idi. Dörtgen şeklinde idi ve üç kapısı ile bir de mihrabı vardı. Mihrab yerine sıra hâlinde hurma gövdeleri dizilmişti. Minberi yoktu. Sadece Resûlullah'ın hutbe îrad buyururlarken dayanmaları için bir hurma kütüğü bulunuyordu. Sonraları, sahabîlerin arzusu üzerine, üç basamaklı bir minber yapıldı.469 Mescid-i Nebevî, değişik tarihlerde tadilâtlar görerek bugünkü şeklini almıştır!

Mescid-i Nebevî, sadece cemaatle namaz kılmak için kullanılmıyordu; bunun yanında, Müslüman nüfusun dinî ihtiyaçları da burada karşılanıyordu. Ayrıca, burada öğretim yapılıyor, elçi ve kabile temsilcileri de (ileride görüleceği gibi) kabul ediliyordu!

Ezvacı Tâhirat İçin Odalar Yapılması

Mescid-i Nebevî'nin yanına ayrıca, kerpiçten, önce biri Hz. Sevde, diğeri Hz. Âişe'ye mahsus olmak üzere iki oda yapıldı. Odaların üzerleri hurma kütüğü ve dalları ile örtüldü. Sonraları Resûl-i Ekrem başka zevceler alınca odalar artırıldı. Dördü kerpiçten olan odaların beşi ise taştandı. Hepsinin üzeri hurma dallarıyla tavanlaşmıştı.

Mescid-i Nebevî'ye bitişik odalar yapılınca, Peygamber Efendimiz, Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin evinden oraya taşındı.470

467 İbni Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 239.

468 ibni Hişam, Sîre, c. 2, s. 142; Ibni Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 210.

469 Ibni Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 240.

470 Ibni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 143.

Hanînü'l-Ciz Mucizesi

Mescid-i Nebevî ilk yapıldığı sırada minbersizdi. Resûl-i Ekrem, hutbe îrad buyurduklarında kuru bir hurma kütüğüne dayanırdı.

Uzun müddet böyle devam etti. Bilâhare, ashabın isteği üzerine üç basamaklı bir minber yapıldı. Artık Efendimiz buraya çıkıp halka hitabta bulunuyordu.

Resûl-i Ekrem, yapılan minbere çıkıp ilk hutbesini okuduklarında,

Sayfa 365

hâmile deve ağlayışını andıran acı sesler ve ağlamalar duyuldu. Baktılar; ortalıkta ne hâmile deve ne de deve yavrusu vardı. Ağlayan, o kuru direkti!

Kütüğün deve gibi ağlayışını, Peygamber Efendimizle birlikte Ashab-ı Güzin de duyuyordu. Bir türlü susmuyordu. Fahr-i Âlem, minberden inip yanına geldi. Elini üstüne koyup teselli edince sustu. Hattâ, hurma kütüğünün deve gibi sızlamasını işiten sahabîler de gözyaşlarını tutamamışlar, hüngür hüngür ağlamışlardı.

Evet, kuru direk, Hz. Resûlullah'tan uzak kaldı diye ses verip ağlıyordu. Üzerinde yapılan "zikrullah"tan ayrı kaldı diye hâmile deve gibi enin ediyordu.

Kuru direği teselli edip susturan Resûl-i Ekrem, ashabına da dönerek, "Eğer ben onu kucaklayıp tesellî vermeseydim, Resûlullahın ayrılığından Kıyamet'e kadar ağlaması böyle devam edecekti!"471 buyurdu.

Resûl-i Ekrem'in emriyle bu kütük, minberin altına kazılan bir çukura gömüldü. Sonraları Hz. Osman devrinde mescid yıktırılıp yeniden tamir edildiğinde, Übeyy b. Ka'b Hazretleri onu evine aldı ve çürüyünceye kadar sakladı.472

Kuru hurma kütüğünün cemaatin gözleri önünde ağlayıp sızlaması, Hz. Resûlullah'ın parlak bir mûcizesiydi. Evet, cin ve ins Peygamberler Peygamberini tanıdıkları gibi, cansız kuru ağaçlar da onu tanıyor, vazifesini biliyor ve dâvasını halleriyle tasdik ediyorlardı!

Hasan-ı Basrî Ne Derdi?

Hasan-ı Basrî Hazretleri, bu mucizeyi talebelerine ders verirken, kendisini tutamaz, gözyaşları arasında şöyle derdi:

"Ağaç, Resûl-i Ekrem'e (s.a.v.) meyil ve iştiyak gösteriyor! Sizler, o Resûle meyil ve iştiyak göstermeye daha ziyade müstahaksınız!"473

Kuru, câmid ağaçlar Kâinatın Efendisine meyil ve muhabbet gösterirlerken biz şuurlu akıllı insanlar ona karşı lakayd davranırsak, acaba o kuru direklerden daha aşağı bir derekeye düşmüş olmaz mıyız?

Ona iştiyak ve muhabbet ise, ancak Sünnet-i Seniyyesine ittiba etmekle mümkündür!

Bir Başka Rivayet

Diğer bir rivayete göre, kuru direk ağlayınca Resûl-i Ekrem

Sayfa 364   Okuyucuda devam et

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir