Müslümanların Sadâkat İmtihanı
Peygamberimizin Hayatı · Sayfa 587
Peygamberimizin Hayatı kitabının "Müslümanların Sadâkat İmtihanı" bölümü 587. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Peygamberimizin Hayatı.
Hz. Ömer'in Peygamberimize Sorusu
Ebû Cendel, Kureyş müşrikleri tarafından geri alınırken, Hz. Ömer, Peygamber Efendimizin huzuruna vardı ve, "Yâ Resûlallah! Onu Kureyşlilere niçin geri veriyoruz? Dinimiz uğrunda bu hakareti ne diye kabul ediyoruz?" diye konuştu.
Resûl-i Kibriya Efendimiz cevaben, "Biz bu iş hakkında onlarla anlaşma yapmış bulunuyoruz! Dinimizde ahde vefasızlık yoktur!"461 buyurdu.
Efendimizden bu cevabı alan Hz. Ömer, bu sefer Ebû Cendel'in yanına sokuldu ve kılıcını ona doğru yaklaştırarak, "Ey Ebû Cendel! Şüphesiz, müşriklerin kanı, köpeklerin kanı gibi değersizdir! İnsan, Allah yolunda babasını da öldürebilir! Öldür gitsin şu babanı!" diye teklif etti.
Ebû Cendel, "Sen, neden öldürmüyorsun?" diye teklif etti.
Hz. Ömer, "Resûlullah (s.a.v.), onu ve başkalarını öldürmeyi bana yasakladı!" cevabını verince, Ebû Cendel, "Ben Resûlullah'a itaatte senden geride kalmak istemem!"462 diye konuştu.
449 İbni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 331; Ahmed İbni Hanbel, A.g.e., c. 4, s. 325.
450 İbni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 331.
451 İbni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 332; Ahmed İbni Hanbel, A.g.e., c. 4, s. 325.
452 Müslim, Sahih, c. 3, s. 1410; Ahmed İbni Hanbel, A.g.e., c. 1, s. 342.
453 Müslim, A.g.e., c. 3, s. 1410; Ahmed İbni Hanbel, A.g.e., c. 4, s. 291.
454 Müslim, A.g.e., c. 3, s. 1411.
455 İbni Hişam, A.g.e., c. 3,s. ?; İbni Sa'd, A.g.e., c. 2, s. 97; Ahmed İbni Hanbel, A.g.e., c. 4, s. 325; Taberî, Tarih, c. 3, s. 79.
456 ezZebidî, Tecridi Sarih, Tere: Kâmil Mîras, c. 8, s. 164.
457 Müslim, A.g.e., c. 3, s. 1411; Ahmed İbni Hanbel, A.g.e., c. 3, s. 268.
458 İbni Hişam, Sîre, c. 3, s. 332; Ahmed İbni Hanbel, Müsned, c. 4, s. 325.
459 İbni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 333; Taberî, Tarih, c. 3, s. 79.
460 İbni Hişam, A.g.e., c. 3, s. 333.
Müslümanların Sadâkat İmtihanı
Sahabîler, çok arzuladıkları halde, Kâbe-i Muazzama'yı ziyaret ve tavaftan alıkonmuşlardı. Bunun yanında, Hz. Resûlullah anlaşmayla, görünüşte aleyhlerinde olan birtakım ağır hükümlerine gereği gibi nüfuz edemediklerinden dolayı bu durum, sahabîlerin son derece güçlerine gitti. Manen rahatsızlık duydukları, hâl ve davranışlarından belli oluyordu.
Kendi âleminde böylesine ağır şartlara evet demenin izahını bir türlü bulamayan Hz. Ömer, huzura varmadan edemedi ve Peygamberimize, "Sen, Allah'ın hak peygamberi değil misin?" diye sordu.
Resûl-i Ekrem, "Evet, ben Allah'ın peygamberiyim." buyurdu.
Hz. Ömer bu sefer, "Biz Müslümanlar hak, düşmanlarımız olan müşrikler ise bâtıl üzere bulunmuyorlar mı?" diye sordu.
Resûl-i Ekrem, "Evet, öyledir." buyurdu.
Bunun üzerine Hz. Ömer, "Bu halde dinimizi küçük düşürmeye niçin meydan veriyoruz?" dedi.
Resûl-i Ekrem, "Ey Hattab'ın oğlu! Ben, Allah'ın kulu ve Resûlüyüm. Allah'ın emirlerine aykırı harekette bulunamam.
Bu muahede maddelerini kabul etmekle de Allah'a isyan etmiş değilim. O, beni hiçbir zaman zarara uğratmayacaktır." buyurdu.
Bu sefer Hz. Ömer, "Sen, bize, Allah'ın nusret buyuracağını, gidip Kâbe'yi hep beraber tavaf edeceğimizi va'detmiş değil miydin?" dedi.
Resûl-i Ekrem, "Evet, va'detmiştim. Ancak, bu yıl gidip tavaf edeceğimizi söylemiş miydim?" buyurdu.
Hz. Ömer, "Hayır." dedi.
O zaman Resûl-i Ekrem Efendimiz, "O halde tekrar ediyorum: Sen muhakkak Mekke'ye gidecek ve Kâbe'yi tavaf edeceksin."463 buyurdu.
Hz. Ömer'in, Hz. Ebû Bekir'le Konuşması
Hz. Ömer, buna rağmen iç âleminde kabarmış duygularını teskin edemiyordu.
Bu sefer Hz. Ebû Bekir'in yanına vardı. "Ey Ebû Bekir!" dedi, "Bu zât, Allah'ın hak peygamberi değil midir?"Hz. Ebû Bekir, "Evet, o, Allah'ın hak peygamberidir!" dedi.
"Peki, biz Müslümanlar hak üzere, düşmanlarımız olan müşrikler de bâtıl üzere değiller mi?"
"Evet, bizler hak üzereyiz, düşmanlarımız ise bâtıl üzeredirler!"
Bunun üzerine Hz. Ömer, "O halde, dinimizi küçük düşürmeye niçin meydan veriyoruz?" dedi.
Sadâkat timsâli Hz. Ebû Bekir, "Ey Ömer!" dedi, "O, Allah'ın Resûlüdür. Bu muahedeyi yapmakla Rabbine âsi olmuş değildir! Allah, onun yardımcısıdır! Sen, onun emrine itaat et!"
Hz. Ömer, tekrar, "O, bize Medine'de, 'Beyt-i Şerife varacağız, tavaf edeceğiz.' demedi mi?" diye sordu.
Hz. Ebû Bekir, "Evet." dedi; arkasından da sordu: "Amma, sana, 'Beytullah'a bu yıl gidecek ve tavaf edeceksin.' diye mi haber verdi?"
Hz. Ömer, "Hayır." dedi.
Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir, "Sen, muhakkak yakın bir zamanda Beytullah'a gidecek ve onu tavaf edeceksin!" dedi.464
Hz. Ömer'in Îtirafı ve Nedameti
Hz. Ömer, o günkü halet-i ruhiyesini ve sonradan duyduğu nedameti şöyle anlatır:
"Ben, hiçbir zaman o günkü gibi bir musibete uğramadım. Peygamber'e (a.s.m.), hiçbir zaman başvurmadığım bir biçimde
Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir