Peygamberimizin Hayatı — Sayfa 785

İslâm Ordusu, Tebük'te

Peygamberimizin Hayatı kitabının 785. sayfası — İslâm Ordusu, Tebük'te bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Geri kalan diğer iki sahabenin de durumları bundan farksızdı. Hiçbiri kötü niyetle geri kalmış değildi. Ancak ihmâlkâr davranmışlar ve ordudan geri kalmışlardı. Bu durum da onların acı bir imtihan ve sıkıntı geçirmelerine sebep oluyordu.

Af Dilemeye Gelmeleri

Resûl-i Ekrem Efendimiz, henüz mescid-i saadetlerinde iken bu üç sahabe af dilemeye geldiler. Ne için geri kaldıklarını açık açık anlattılar. Hz. Ka’b b. Mâlik, af dilemeye gittikleri ânı şöyle anlatır: “Resûlullah (a.s.m.), sabahleyin geldi. Herhangi bir seferden döndüklerinde önce mescide gider, orada iki rekât namaz kılar, ondan sonra da Müslümanlarla otururdu. “Yine aynı şekilde iki rekât namaz kılıp Müslümanlarla oturduğunda, harbe iştirak etmemiş olanlar ona gelerek yemin ettiler ve özür beyanında bulundular. Bunlar seksen kadardı. Allah Resûlü (a.s.m.), onların sözlerine ve zâhire bakarak beyan ettikleri özürlerini yerinde görüp, onlar için Allah’tan af diledi, işin iç yüzünü ve hakikatini Allah Teâlâ’ya havale etti. “O sırada ben de huzura geldim. Resûlullah’a (a.s.m.) selam verince, acı bir tebessümle gülümsedi. Sonra bana, ‘Gel bakalım’ buyurdu. “Yürüdüm, önüne oturdum. “Bana, ‘Seni harpten alıkoyan sebep neydi? Sen (Akabe’de) bîat etmiş değil miydin?’ buyurdu. “‘Evet, vallahi, yâ Resûlallah! Size her halükârda yardım etmeye söz verdim. “Yâ Resûlallah! Allah’a yemin ederim ki sizden başka şu dünyada insanlardan herhangi birisinin karşısında otursaydım, alelâde bir özür ileri sürerek onun gazabından kendimi kurtarmayı başarırdım! Çünkü ben, Allah’ın inayetiyle kuvvetli bir nâtıka sahibiyim. Bugün sana yalan söylesem şu anda beni mâzur görürsün; fakat bir gün Allah işin hakikatini bildirirse yine bana kızarsın. Eğer huzurunuzda doğruyu söylersem yine kızacaksınız. Ama ben bu hususta Allah’ın affını diliyorum. Hayır, hiçbir mâzeretim yoktu. Şunu da belirteyim ki hiçbir zaman bu sefere çıkıldığı andaki kadar kuvvetli ve varlıklı da olmamıştım.”1048 Resûl-i Ekrem Efendimiz, Ka’b Hazretlerinin bu konuşmasından sonra, “İşte, bu, doğruyu söyledi! Kalk, git; Allah, senin hakkında bir hüküm verinceye kadar bekle!” buyurdu.1049 Diğer iki sahabe de, Ka’b Hazretleri gibi konuştular. Peygamber Efendimiz, onlara da gidip Allah’ın haklarında indireceği hükme kadar beklemelerini söyledi.1050 1033 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 174; Taberî, a.g.e., c. 3, s. 147. 1034 İbn Kayyim, a.g.e., c. 3, s. 12. 1035 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 174; Taberî, a.g.e., c. 3, s. 147. 1036 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 174; Taberî, a.g.e., c. 3, s. 147. 1037 Tevbe, 107-110. 1038 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 174; Taberî, a.g.e., c. 3, s. 147. 1039 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 174; Taberî, a.g.e., c. 3, s. 147. 1040 İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 168; Vakidî, a.g.e., c. 3, s. 1056-1057; Ahmed İbn Hanbel, a.g.e., c. 3, s. 341; Ebû Dâvûd, Sünen, c. 3, s. 12. 1041 Ahmed İbn Hanbel, a.g.e., c. 5, s. 425; Müslim, a.g.e., c. 2, s. 1011. 1042 İbn Kayyim, a.g.e., c. 3, s. 12; Halebî, a.g.e., c. 3, s. 123. 1043 İbn Sa’d, a.g.e., c. 2, s. 167. 1044 İbn Esir, Üsdü’l-Gabe, c. 4, s. 248; İbn Hacer, a.g.e., c. 3, s. 302. 1045 İbn Esir, a.g.e., c. 4, s. 247. 1046 İbn Esir, a.g.e., c. 4, s. 343. 1047 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 176; Buharî, a.g.e., c. 3, s. 87. 1048 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 177; Buharî, a.g.e., c. 3, s. 87-88. 1049 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 177; Buharî, a.g.e., c. 3, s. 88. 1050 İbn Hişam, a.g.e., c. 4, s. 177; Buharî, a.g.e., c. 3, s. 88.

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir