Yetim Kimsesiz ve Zayıfları Koruyup Gözetmek

Riyâzus-Sâlihîn · Sayfa 176

KitapRiyâzus-Sâlihîn
Sayfa176–181
SeviyeAna bölüm

Riyâzus-Sâlihîn kitabının "Yetim Kimsesiz ve Zayıfları Koruyup Gözetmek" bölümü 176. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Riyâzus-Sâlihîn.

-Yakışıklı bir adam geçti, Allahım benim oğlumu da bu gibi yap diye dua ettim, sen ise Allah'ım beni onun gibi yapma dedin. O cariyeyi hırsızlık ettin, zina ettin diye döverek götürdüler de ben de Allahım çocuğumu onun gibi yapma dedim sen ise beni onun gibi yap dedin, sebebini anlıyamadım, deyince çocuk şöyle cevap verdi:

-O adam zalim ve merhametsizin biri idi, bu sebeple beni bu gaddar gibi yapma, dedim. O cariye ise zina etmediği halde zina ettin, hırsızlık yapmadığı halde hırsızlık yaptın diye dövüyorlardı. Bunun için de beni onun gibi yap diye dua ettim, dedi.(Buhari, Amel Fissalat 7, Müslim Birr 8)

Bölüm: 33

Yetim Kimsesiz Ve Zayıfları Koruyup Gözetmek

قال الله تعالى : [ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ. ]

"... Mü'minlere kol kanat ger, alçak gönüllü ol ve onları koru." (15 Hıcr 88)

قال الله تعالى : [ وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهعَهُ وَلاَ تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا. ]

"Ve Rabbinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O'na yalvarıp yakaranlarla birlikte sen de sabret. Dünya hayatının cazibesine kapılarak gözlerini onlardan ayırma" (18 Kehf 28)

قال الله تعالى : [ فَاَمَّا الْيَتِيمَ فَلاَ تَقْهَرْ وَاَمَّا السَّائِلَ فَلاَ تَنْهَرْ. ]

"O halde yetime haksızlık yapma ve yüzünü ekşitme, yardım isteyeni de hangi çeşit olursa olsun boş çevirme..." (93 Duha 9-10)

قال الله تعالى : [ اَرَاَيْتَ الَّذِى يُكَذِّبُ بِالدِّينِ فَذَلِكَ الَّذِى يَدُعُّ الْيَتِيمَ وَلاَ يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ].

"Gördün mü şu dini veya ahiretteki ceza ve mükafatı yalan sayanı. İşte o tip kimseler yetimi itip kakarlar. Fakir ve muhtaçları doyurmaya çalışmadığı bir yana başkalarına bu iş için ön ayak bile olmazlar." (107 Maun 1-3)

Sayfa 177

262-

عَنْ سَعْدِ بْنِ اَبِى وَقَّاسٍ (رضي الله عنه) قال : كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ (عليه وسلم) سِتَّةَ نَفَرٍ فَقال الْمُشْرِكُونَ لِلنَّبِيِّ (عليه وسلم) : اطْرُدْ هَؤُلاَءِ لاَ يَجْتَرِئُونَ عَلَيْنَا قال : وَكُنْتُ أنا وَابْنُ مَسْعُودٍ وَرَجُلٌ مِنْ هُذَيْلٍ وَبِلاَلٌ وَرَجُلان لَسْتُ أُسَمِّيهِمَا , فَوَقَعَ فِي نَفْسِ رَسُولِ اللَّهِ (عليه وسلم) مَا شَاءَ اللَّه ُأن يَقَعَ فَحَدَّثَ نَفْسَهُ , فَأنزل اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ : [وَلاَ تَطْرُدِ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ] .

262: Sa'd ibni Ebi Vakkas (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Biz altı kişi Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yanında oturuyorduk. Bu durumu gören müşrikler: Şunları yanından kov bize karşı saygısızlık etmeye kalkışmasınlar, dediler. Orada benden başka Abdullah ibni Mes'ud, Hüzeyl kabilesinden biri, Bilal ve şu anda isimlerini veremeyeceğim iki kişi daha vardı. Nihayet Rasulullah'ın kalbine Kureyş büyüklerinin kalblerini islama ısındırmak için bizleri huzurundan uzaklaştırmak geçmişti ki Allah hemen 6 Enam 52 ayetini indiriverdi: (Rabbinin hoşnutluğunu umarak sabah ve akşam ona yalvarıp yakaranları kovma)." (Müslim, Fezailüssahabe 46)

263-

عَنْ اَبِى هُبَيْرَةَ عَائِذِ بْنِ عَمْرٍو الْمُزْنِىِّ وَهُوَ مِنْ اَهْلِ بَيْتِ الرِّضْوَان (رضي الله عنه) أن أَبَا سُفْيَان أَتَى عَلَى سَلْمَان , وَصُهَيْبٍ , وَبِلاَلٍ فِي نَفَرٍ. فَقالوا : وَاللَّهِ مَا أخذتْ سُيُوفُ اللَّهِ مِنْ عَدُوِّ اللَّهِ مَأخذهَا. فَقال أَبُو بَكْرٍ (رضي الله عنه) : أَتَقُولُونَ هَذَا لِشَيْخِ قُرَيْشٍ وَسَيِّدِهِمْ؟ فَأَتَى النَّبِيَّ (عليه وسلم) فَأَخْبَرَهُ فَقال : يَا أَبَا بَكْرٍ لَعَلَّكَ أَغْضَبْتَهُمْ لَئِنْ كُنْتَ أَغْضَبْتَهُمْ؟ لَقَدْ أَغْضَبْتَ رَبَّكَ. فَأَتَاهُمْ فَقال :يَا إِخْوَتَاهْ آغْضَبْتُكُمْ ؟ قالوا : لاَ , يَغْفِرُ اللَّهُ لَكَ يَا أخي

263: Beyat-ür Rıdvan'a katılan sahabilerden Ebu Hübeyre Aiz ibni Amr el Müzeni (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre bir gün Ebu Süfyan, Selman-ı Farisi, Suheybi Rumi, Bilal-ı Habeşi'nin bulunduğu bir grup müslümanın yanından geçti. Onu gören bu zayıf ve fakir müslümanlar:

-Allah'ın kılıçları Allah düşmanından hakkını alamamıştır, dediler. Bunu duyan Ebubekir (Allah ondan razı olsun) bu sözü Kureyşin büyüğüne ve efendisine mi söylüyorsunuz, dedi. Sonra da Rasulullah'ın yanına vararak olayı anlattı. O zaman peygamber (sallallahu aleyhi vesellem):

Sayfa 176   Okuyucuda devam et

Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir