Zayıf Güçsüz Adı Anılmayan Müslümanların Değerleri
Riyâzus-Sâlihîn · Sayfa 170
Riyâzus-Sâlihîn kitabının "Zayıf Güçsüz Adı Anılmayan Müslümanların Değerleri" bölümü 170. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Riyâzus-Sâlihîn.
meşgul iken ikindi namazı vakti gelmişti. Bu arada Bilal, Ebubekir (Allah onlardan razı olsun)'a gelerek: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) gelemedi, namaz vakti de girdi, imam olup namazı kıldırır mısın? Diye sordu. Hz. Ebubekir'de: Peki, istersen kılalım, dedi. Bilal ezan okudu, Ebubekir de öne geçip tekbir aldı. Müslümanlar da ona uydular. Derken Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) çıkageldi, safların arasından öne geçti. Bunun üzerine cemaatte el çırpmaya başladılar. Ebubekir namaz kılarken başını çevirip sağa sola bakmazdı. El çırpma işi çoğalınca bir de baktı ki Rasulullahı yanında görüverdi. Rasulullah, yerinde dur diye işaret etti. Ebubekir de ellerini kaldırarak Allah'a hamdedip arka safa girinceye kadar geri gitti. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) öne geçerek namazı kıldırdı ve şöyle buyurdu:
"Ey insanlar size ne oldu ki el çırpmaya başladınız. El çırpmak kadınlara mahsustur. Namazda bir durumla karşılaşan kimse Subhanallah desin. Çünkü tesbihi işiten imam dikkat eder ve ona göre durumu ayarlar." Ebubekir'e dönerek.
"Ey Ebubekir, sana yerinde kal diye işaret ettiğim halde niçin namazı kıldırmadın?", diye sordu. Hz. Ebubekir:
-Ebu Kuhafe'nin oğluna Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in önüne geçip namaz kıldırmak yakışmazdı, diye cevap verdi. (Buhari, Ezan 48, Müslim, Salat 102)
Bölüm: 32
Zayıf Güçsüz Adı Anılmayan Müslümanların Değerleri
قال الله تعالى : [ وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ، وَلاَ تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ. ]
"Ve Rabbinin hoşnutluğunu umarak sabah ve akşam ona yalvarıp yakaranlarla birlikte sende sabret.Dünya hayatının cazibesine kapılarak gözlerini onlardan ayırma.." (18 Kehf 28)
254-
عَنْ حَارِثَةَ بْنِ وَهْبٍ (رضي الله عنه) قال : سَمِعْتُ رَسُولَ الله (عليه وسلم) يَقُولُ : ألا أُخْبِرُكُمْ بِأَهْلِ الْجَنَّةِ ؟ كُلُّ ضَعِيفٍ مُتَضَعِفٍ , لَوْ أَقْسَمَ عَلَى اللَّهِ لاََبَرَّهُ . ألا أُخْبِرُكُمْ بِأَهْلِ النَّارِ؟ كُلُّ عُتُلٍّ جَوَّاظٍ مُسْتَكْبِرٍ .
254: Harise ibni Vehb (Allah ondan razı olsun), Rasulullah (sallallahu aleyhi
vesellem) şöyle buyururken işittim, dedi: "Size cennetliklerin kimler olduğunu bildireyim mi? Alçak gönülü olması nedeniyle hem kendisi zayıf ve hemde halk tarafından hor görülüp hiçe sayılan her zayıf kişidir ki Allaha yemin etseler Allah onların yemin ve isteklerini yerine getirir. Size cehennemliklerin de kimler olduğunu haber vereyim mi? Katı yürekli, kaba kurularak yürüyen kibirli kimselerdir." (Buhari Eyman 9, Müslim Cennet 47)
255-
عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ (رضي الله عنه) قال : مَرَّ رَجُلٌ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ (عليه وسلم) فَقال لِرَجُلٍ عِنْدَهُ جَالِسٍ : مَا رَأْيُكَ فِي هَذَا الرَّجُلِ ؟ قال : هَذَا مِنْ أَشْرَفِ النَّاسِ هَذَا والله حَرِيٌّ إن خَطَبَ أن يُنْكَحَ, وَإن شَفَعَ أن يُشَفَّعَ, فَسَكَتَ النَّبِيُّ (عليه وسلم) ثُمَّ مَرَّ رَجُلٌ آخَرُ, فَقال النَّبِيُّ (عليه وسلم) : مَا رَأْيُكَ فِي هَذَا؟ فَقال : يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا رجل مِنْ فُقَرَاءِ الْمُسْلِمِينَ هَذَا حَرِيٌّ إن خَطَبَ لَمْ يُنْكَحْ, وَإن شَفَعَ لاَ يُشَفَّع,ْ وَإن قال أن لاَ يُسْمَعْ لِقَوْلِهِ. فَقال النَّبِيُّ (عليه وسلم) : هَذَا خَيْرٌ مِنْ مِلْءِ الأرض مِثْلَ هَذَا.
255: Ebul Abbas Sehl ibni Sa'd es Saîdi (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir gün Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yanından bir adam geçti. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) oturan kimseye "Şu adam hakkında ne dersin?", diye sordu. O da: Vallahi İleri gelen hatırlı bir kişidir, birini nikahlamak isterse isteği kabul edilir, aracılık yaparsa sözü dinlenir, diye cevap verdi. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) sustu. Sonra oradan biri daha geçti. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) yine yanındaki adama: "Ya bu adam hakkında ne dersin?", diye sordu. O adam da: Bu fakir müslümanlardan biridir, bir kıza talip olsa istediği kız verilmez, birine aracılık etse ricası kabul edilmez, konuşmaya başlarsa sözü dinlenmez, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Bu fakir olan kimse dünya dolusu kadar öteki adamdan daha hayırlıdır." (Buhari, Rikak 16)
256-
عَنْ اَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ (رضي الله عنه) عَنِ النَّبِىِّ (عليه وسلم) قال : احْتَجَّتِ الْجَنَّةُ وَالنَّارُ فَقالت النَّارُ : فِىَّ اَلْجَبَّارُونَ وَالْمُتَكَبِّرُونَ. وَقالت الْجَنَّةُ : فِىَّ ضُعَفَاءُ النَّاسِ وَمَسَاكِنُهُمْ فَقَضَى اللهُ بَيْنَهُمَا : إنكِ الْجَنَّةُ رَحْمَتِي أَرْحَمُ بِكِ مَنْ أَشَاءُ وَإنكِ النَّارُ عَذَابي أُعَذِّبُ بِكِ مَنْ أَشَاءُ مِنْ عِبَادِي وَلِكِلَيْكُمَاعَلَىَّ مِلْؤُهَا .
256: Ebu Said el Hudri (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre
Riyâzus-Sâlihîn uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir