Altın ve Gümüşün Zekâtı

Şafiî İlmihali · Sayfa 280

KitapŞafiî İlmihali
Sayfa280–282
SeviyeAlt başlık

Şafiî İlmihali kitabının "Altın ve Gümüşün Zekâtı" bölümü 280. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.

Hem yağmur hem motorla sulanıyorsa ekin ve meyvenin neşvü nemasına göre hesaplanıp zekâtı ona göre verilir. Meselâ, dört defa sulamağa muhtaç olur, iki defa yağmurla, iki defa motorla sulanıyorsa on beşte bir, üç defa yağmurla bir defa motorla sulanırsa onikibuçukta bir, zekât olarak çıkarılır.

Ekinin bir kısmı yağmur, bir kısmı motorla sulanırsa vacib olan miktarı her ne kadar bir değilse de nisabın dolması için birbirine eklenir.

Ekinin habbeleri sertleşmeye başladığı zaman zekâtı vacib olur. Sertleşmeden önce ot halinde iken onu hayvanlara yedirmek caiz olduğu gibi, satmak ve hibe etmek de caizdir, zekâta da tabi değildir. Fakat bir kısmı veya hepsi sertleştikten sonra malikine zekât vacib olur. Artık onda tasarruf edemez. Biçip habbelerini tasfiye ettikten ve zekâtını ayırdıktan sonra tasarruf hakkına sahib olur. Bir kimse bir bağ satın alır, iki üç gün sonra üzüm olgunlaşırsa zekâtı kendisine vacib olur.

Meyvenin de olgunlaşmağa başladığı zaman zekâtı vacib olur. Meyvenin olgunlaşması, (renkli olsun) kırmızılaşması veya sararmasıyla belli olur. Ekin, habbeleri sertleşmeye, meyve, olgunlaşmağa başladığı zaman zekât vacib olur demekten maksat, hemen zekâtı çıkarmak icab eder demek değildir. Belki bundan maksat, ekin olsun meyve olsun hepsi veya bir kısmı olgunlaştıktan sonra artık sahibi onda tasarruf edemez. Ne satabilir, ne de sadaka olarak verebilir, ne de ondan yiyebilir. Hal böyle iken üzüm sahibi üzümünden, hurma sahibi hurmasından yiyemez. Çünkü bu mal artık müşterektir, içinde onda fakirlerin hakkı vardır. Bunun için hurma olsun, üzüm olsun, olgunlaşmağa başladığı zaman, hurma ve üzüm hakkında bilgi sahibi, hür ve erkek olmak üzere iki kişiye bağını veya bahçesini gösterip mahsulun ne kadar olacağını takdir ettirir. Sonra bu bağda ve bahçede bulunan fakirlerin şu kadar hissesini zimmetimde kabullendim diyerek zimmetine geçirir. Sonra mahsulü hem satabilir, hem yiyebilir, hem de teberrû edebilir.

İbni Hacer, "Tühfet El-Muhtaç" adlı kitabında diyor ki: "Gerçekte bu çok zordur. Halk hesaplayıp takdirini yapmadan bağ ve bahçelerinden yediği için, takdir etmeden ondan yemesini caiz gören Hanbeli mezhebini bu hususta taklit etmekte beis yoktur."

Sayfa 281

Bağ ve bahçesini takdir ettikten sonra fakirlerin hakkı, malikin zimmetine geçiyor. Mahsulün zekâtını vermeden önce istediği şekilde tasarruf edebiliyor ve zekâtını ondan verebildiği gibi başka yerden de verebilir. Yalnız takdirden sonra semavi bir afete maruz kalırsa veya yanarsa veya çalınırsa, fakirlerin hakkı zimmetine geçtiği halde zekât vermeğe mecbur değildir.

Toprak mahsullerinin zekâtı işçilik, ekme, dövme ve nakliyat masrafı düşürülmeden çıkarılır.

Asr-ı saadette ve Ashab devrinde uygulama böyleydi. Yani toprak mahsullerinin zekâtı ekin ve tarla için yapılan masraf düşürülmeden çıkarılırdı.

El-Seyyid Bekri-El-Dimyatî şöyle diyor: "Biçme, dövme, meyva toplama ve kurutma ücreti çiftçinin kesesinden gider, düşürülmeden zekâtı verilir. Durum böyle olmakla birlikte bunları düşürür ve kalanın zekâtını verirse yanlış bir harekettir. İbni Abidin de şöyle diyor: İşçi, çift süren öküz, kanal temizleme ve bekçinin ücreti gibi masraflar düşürülmeden mahsulün zekâtı verilir. ()

Arazi, haraciye de olsa bizim mezhebimize göre onun mahsulünün zekâtı verilecektir.

Zekâtını vermediğini bildiğimiz bir kimsenin malını satın almak veya hibe olarak kabul etmek haramdır. Bir kimse mahsulünü kaldırıp zekatını verdikten sonra onu depolayıp seneye saklarsa ikinci kere zekâtını vermez. Ama altın ve gümüş gibi şeylerin zekâtını verirse yanında kaldığı takdirde tekrar zekâtını vermek zorundadır.

Altın Ve Gümüşün Zekâtı

İlk insanlar para, altın ve gümüş nedir bilmezlerdi. Muhtaç oldukları şeyleri birbiriyle değiştirerek ihtiyaçlarını karşılarlardı. Nihayet ibtidailik merhalesini aşarak kıymetli (bahusus altın ve gümüş) madenleri buldular. Altın ve gümüş nadir ve

Sayfa 280   Okuyucuda devam et

Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir