Rehin

Şafiî İlmihali · Sayfa 433

KitapŞafiî İlmihali
Sayfa433–437
SeviyeAlt başlık

Şafiî İlmihali kitabının "Rehin" bölümü 433. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Şafiî İlmihali.

Maalesef bugün bu tip alış-veriş çokça yapıldığı halde durum belirtilmeden anlaşma yapılmakta ve sonra tartışmaya ve anlaşmazlıklara vesile olmaktadır.

Ölçü ve tartıyla mazbut olup mütefavit olmayan bal, peynir, sirke, hurma, üzüm, pekmez ve şeker gibi şeylerin üzerine para verip selem akdini yapmak caizdir.

Müslemün fihi (üzerine para verilen mal) değiştirmek veya teslim edilmesi gereken zamanda bedelini para olarak vermek caiz değildir. Tarafeyn bunu yapmak isterlerse bir çaresi vardır. Selem akdini fesh etmek ve müslemü ileyhin zimmetinde bulunan paranın yerine değiştirilmesi istenen şeyi almaktır.

Vadesi gelmeden önce zimmetinde olan müslemün fihi teslim etmek isterse teslim edebilir. Onda bir mahzur yoktur. Ancak müslim (sermaye sahibi) için melhuz bir fayda olursa teslim almaya mecbur değildir. Meselâ, memlekette hırsızlık yaygın bir halde olup mal emniyeti yoksa vadesi gelmeden önce müslemün fihi teslim almağa mecbur değildir.

Selem, bu zamanda sermaye sahipleri için, cahiliyet devrindeki ribadan daha zararlı olduğu, kat kat kâr temin ettiği için tehlikeli bir hal almıştır. O, nice evleri söndürmüş, nice yuvaları dağıtmıştır. Onunla alış veriş yapan kimsenin müslüman olduğunu unutmamalı, biraz da vicdanının sesini dinlemelidir. Elle tutulan eşya üzerine selem akdi cari olduğu gibi menfaat üzerine de selem akdi caizdir. Kuran-ı Kerim, öğretmek üzere selem akdi gibi.

Karz (ödünç)

Karz, bilahare almak üzere bir kimseye yardım etmek gayesiyle altın, gümüş, buğday ve arpa gibi bir şeyi kendisine temlik etmektir.

Karz vermek sünnet-i müekkededir. Yalnız ödünç isteyen kimsenin mâsiyette harcayacağı biliniyorsa ona vermek haramdır.

Alış verişin rükünleri karz'ın da rükünleridir. Selem ne gibi

Sayfa 434

şeylerde cari ise karz da orada caridir. Binaenaleyh mazbut olmayıp tefavütü bulunan şeyleri, meselâ misk, anber ve ûd ile karışımından ibaret olan ned adlı kokuyu karz etmek caiz değildir. Ancak mütefavit olduğundan, ekmekte, selem caiz olmadığı halde karz caizdir. Şiddetli ihtiyaca binaen komşular arasında ekmek, gerek sayı ve gerekse tartı itibariyle ödünç alınıp verilebilir.

Yukarda beyan edildiği gibi karz, bir kimseye yardım etmek gayesiyle bilahare mislini almak üzere bir şeyi temlik etmektir. Menfaat için verilen karz ise haram olup ribadır. Allah'ın Resûlü şöyle buyuruyor:

"Menfaatı celb eden her karz ribadır."

Yalnız, bir kimse ödünç verdiği para veya başka bir şeyin tamamını veya bir miktarını borçlusuna hibe edebildiği gibi, ödünç alan da aralarında bir şart koşulmadığı takdirde ödünç aldığı kimseye bir hediye verebilir. Ve vermek de sünnettir.

Karz için yapılan akid esnasında koşulan menfaat şartı, ödünç verenin lehinde koşulmuş ise akdi ifsad eder. Ödünç alanın lehinde koşulmuş ise akd'i ifsad etmez fakat yerine getirilmesi de gerekmez.

Bir kimsenin bir kimseye, meselâ, her ay kendisine şu kadar kâr vermek üzere bir miktar para ödünç vermesi caiz değildir. Çünkü bu, ribadır, ödünç sahibi, ödünç verdiği yerde alacağını isteyebildiği gibi, başka yerlerde de isteyebilir. Fakat oraya götürülmesi masraflı ise istenmesi caiz değildir.

Rehin

Rehin, bir hak karşılığında bir şeyi hapsetmektir. Yani ipotek vermektir. Kur'an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye ile sabit olmuştur. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

"Eğer seferde olup yazıcı (kâtip) bulamadığınız takdirde, borçludan alınmış rehinler kâfidir." (El-Bakara: 283)

Buhari ile Müslim de şöyle rivayet etmişler:

Sayfa 433   Okuyucuda devam et

Şafiî İlmihali uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir