Tanıyanların Dilinden — Sayfa 36
Ahmed Ramazan
Tanıyanların Dilinden kitabının 36. sayfası — Ahmed Ramazan bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Ahmed Ramazan
Tarihçe'nin "Bediüzzaman Said Nursî ve Hariç Memleketler" kısmında Paikistan'la alâkalı bir mektubu bulunan Ahmed Ramazan, 1927'de Malatya'da doğdu. 1950'lerde Büyük Doğu mecmuasında çalıştı. Emirdağ, Eskişehir ve Isparta'da Üstadl'a görüşmeleri oldu.
Üstad'ın Hasan Benna'ya Mektubu
1950'den evvel Üstadı Eskişehir ve Emirdağ'da ziyaret eden Ahmed Ramazan, daha sonra da Isparta'da ziyaret etmişti, Gençlik Rehberi dâvâsı esnasında ise, Şam'a hicret etmişti.
Üstad kendisine, Hasan Benna'ya verilmek üzere bir mektup vermişti. Fakat Benna şehit olduğu için bu mektubu verememişti. Zübeyir Gündüzalp Şam'a gelip bir hafta kadar kendisine misafir olmuştu. Birlikte, Üstad'ın eniştesi Molla Said'in kardeşi Molla Abdülmecid ile görüşmüşlerdi. Kayınpederinin de Üstad'la alâkalı hatırası olduğunu ifade eden Ahmed Ramazan kısa görüşmemizde şunları anlattı:
"1947'de İstanbul'da askerliğimi yapıyordum. Askerliği bitirdikten sonra tâbi olacak, bağlanacak mürşid ve şeyh arıyordum. Bu maksatla Elazığ'ı ve Diyarbakır'ı dolaşmıştım. Bu esnada Üstad'ın ismini duydum, bana tavsiye etmişlerdi. Mezkûr maksatla Emirdağ'a, Üstad'ın ziyaretine gittim. İlk ziyaretimde, huzurunda bir buçuk saat kadar kaldım.
"Bana onların iyi taraflarını anlat"
"Ben içimdeki niyet ve arzumu daha söylemeden, Üstad bana, 'Kardaşım, ben senin aradığın adam değilim' diyerek, 'zamanın tarikat zamanı değil, imanı kurtarmak zamanı' olduğunu beyan etti.
"Irak, Suriye ve Mısır'ı dolaşmış ve Üstad'ın ziyaretine gitmiştim. Gezdiğim yerlerdeki Müslümanların, İslâma uymayan, gayri İslâmi hallerini üzülerek görmüştüm. Bunları Üstada anlatmak istedim. Daha ilk cümlede, Üstad eliyle 'Sus' işareti yaparak, 'Kardaşım, bana onların iyi taraflarını anlat, fena vaziyetlerini anlatma' diyerek beni ikaz etti.
"Mustafa Sabri Üstadı anlattı"
"Kahire'de Mustafa Sabri Efendiyi aradım. Sonra İskenderiye'de buldum. Evinde görüştüğümüzde yaşlı gözlerle, ağlayarak, bana Üstad'ın ilmini, faziletini ve yüksek dehasıyla alâkalı hatıralarını anlattı. Aradan zaman geçtiği için unutmuşum.
"Uzun seneler Suriye'de kaldım. Türkiye'ye 1961'de geldim. 1950'lerde Büyük Doğu mecmuasında çalışırken, Necip Fazıl, Üstad'dan sitayişle bahsederdi. Mecmuada, Nurlardan parçalar neşrederdi."
Ahmed Ramazan'ın Mektubu
Tarihçe'nin "Hariç Memleketler" bölümünde Ahmed Ramazan'ın şu mektubunu okumaktayız:
"Pakistan'daki Nur talebelerinin Üstad Said Nursi'den istedikleri mesaj münasebetiyle, Irak'taki bir Nur talebesinin gönderdiği mektup:
"Bundan birkaç gün evvel, Pakistan'da talebeler konferansı vardı. Hazret-i Üstad'dan bir mesaj istemişlerdi ve bunun tarihî bir tesiri olacaktı. Haber aldık ki, Salih (Özcan) Nur talebeleri namına bir mesaj göndermiş, sizlere yazmışlar ki, acele Hazret-i Üstada bildiriniz. Konferansta, Hazret-i Üstad ve Nur'lar çok methedilmiş. Komünistler tarafından itirazlar yapılmış. Fakat reis hepsini reddetmiş. Hazret-i Üstad'ın fotoğrafları teşhir edilmiş. Yakında Nur ve Nur'a ait uzun ve resimli bir yazı ile bir mecmua çıkaracaklarmış. Sonsuz selâm ve dualar."
(Son Şahitler kitabının, üçüncü cildinden derlenmiştir...)
Tanıyanların Dilinden uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir