Onbirinci Rica
Zühret-ün Nur · Sayfa 114
Zühret-ün Nur kitabının "Onbirinci Rica" bölümü 114. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Zühret-ün Nur.
İşte bu ihtâr-ı Kur'ânîyi aldıktan sonra, o kabristan, İstanbul'dan ziyâde bana ünsiyetli oldu. Halvet ve uzlet, bana sohbet ve muâşeretten daha ziyâde hoş geldi. Ben de Boğaz tarafındaki Sarıyer'de, bir halvethâne kendime buldum. Gavs-ı Âzam (R.A.) Fütûhu'l-Gayb'ıyla, bana bir üstad ve tabib ve mürşid olduğu gibi, İmâm-ı Rabbânî de (R.A.) Mektubat'ıyla, bir enis, bir müşfik, bir hoca hükmüne geçti. O vakit ihtiyarlığa girdiğimden ve medeniyetin ezvakından çekildiğimden ve hayât-ı içtimâiyeden sıyrıldığımdan pek çok memnun oldum. Allah'a şükrettim.
İşte, ey benim gibi ihtiyarlık içine giren ve ihtiyarlığın ihtarıyla vefatı çok tahattur eden zâtlar! Kur'ân'ın verdiği ders-i îmân nuruyla, ihtiyarlığı ve vefatı ve hastalığı hoş görmeliyiz, belki bir cihette sevmeliyiz. Mâdem îmân gibi hadsiz derecede kıymettar bir nîmet bizde vardır; ihtiyarlık da hoştur, hastalık da hoştur, vefât da hoştur. Nâhoş birşey varsa; o da günahtır, sefâhettir, bid'atlardır, dalâlettir.
ONBİRİNCİ RİCA:Esâretten geldikten sonra, İstanbul'da Çamlıca tepesinde bir köşkte,
merhum birâderzadem Abdurrahmân ile beraber oturuyorduk. Bu hayatım, hayât-ı dünyeviye cihetinde bizim gibilere en mes'udane bir hayat sayılabilirdi. Çünkü esâretten kurtulmuştum, Dâr-ül Hikmet'te meslek-i ilmiyeme münâsip en âlî bir tarzda neşr-i ilme muvaffakıyet vardı. Bana teveccüh eden haysiyet ve şeref, haddimden çok fazla idi. Mevkice İstanbul'un en güzel yeri olan Çamlıcada oturuyordum. Hem herşeyim mükemmeldi. Merhum birâderzadem Abdurrahmân gibi gâyet zeki, fedakâr, hem bir talebe, hem hizmetkâr, hem kâtib, hem evlâd-ı mânevîyem beraberdi. Dünyada herkesten ziyâde kendimi mes'ud bilirken aynaya baktım; saçımda, sakalımda beyaz kılları gördüm. Birden esârette, Kosturma'daki câmideki intibâh-ı rûhî yine başladı. O'nun eseri olarak, kalben merbut olduğum ve medâr-ı saâdet-i dünyeviye zannettiğim hâlâtı, esbabı tedkike başladım. Hangisini tetkik ettimse, baktım ki, çürüktür, alâkaya değmiyor, aldatıyor. O sıralarda en sadakatli zannettiğim bir arkadaşımda, umulmadık bir sadakatsizlik ve hatıra gelmez bir vefasızlık gördüm. Hayât-ı dünyeviyeden bir ürkmek geldi. Kalbime dedim: "Acaba ben bütün bütün aldanmış mıyım? Görüyorum ki, hakikat noktasında acınacak halimize, pek çok insanlar
Zühret-ün Nur uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir