Onikinci Rica

Zühret-ün Nur · Sayfa 125

KitapZühret-ün Nur
Sayfa125–133
SeviyeAlt başlık

Zühret-ün Nur kitabının "Onikinci Rica" bölümü 125. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Zühret-ün Nur.

tatlı ezvâk-ı îmâniyeyi "Lâ İlahe İllâ Hu"da ve nûr-u tevhidde bulduğum gibi; ehl-i gafletin nazarında soğuk ve sakil görünen ihtiyarlığı, o nûr-u tevhid ile çok hafif ve harâretli ve nurlu gördüm. Ey ihtiyar ve ihtiyâreler! Mâdem sizlerde îmân var ve mâdem îmânı ışıklandıran ve inkişaf ettiren namaz ve niyaz var; ihtiyarlığınıza ebedî bir gençlik nazarıyla bakabilirsiniz. Çünkü onunla ebedî bir gençlik kazanabilirsiniz. Hakikî soğuk ve sakil ve çirkin ve zulmetli ve elemli olan ihtiyarlık ise; ehl-i dalâletin ihtiyarlıklarıdır, belki de onların gençlikleridir. Onlar ağlamalı, onlar "Vâ esefâ Vâ hasretâ!" demeli. Sizler, ey muhterem îmânlı ihtiyarlar! "Elhamdülillâhi alâ külli hâl" deyip mesrûrâne şükretmelisiniz.

ONİKİNCİ RİCA:Bir zaman, Isparta vilayetinin Barla nahiyesinde nefy namı altında, işkenceli bir esâretle yalnız ve kimsesiz, bir köyde, ihtilattan ve muhabereden men'edilmiş bir vaziyette, hem hastalık, hem ihtiyarlık, hem de gurbet içinde gâyet perişan bir halde iken; Cenâb-ı Hak kemâl-i merhametinden, Kur'ân-ı Hakîm'in nüktelerine, sırlarına dair benim için medâr-ı teselli bir nur ihsân etmişti. Onunla o acı, elîm, hazîn vaziyetimi unutmaya

Sayfa 126

çalışıyordum. Vatanımı, ahbabımı, akaribimi unutabiliyordum. Fakat –vâ hasretâ!– birisini unutamıyordum. O da hem birâderzâdem, hem mânevî evlâdım, hem en fedâkâr talebem, hem en cesur bir arkadaşım olan merhum Abdurrahmân idi. Altı yedi sene evvel benden ayrılmıştı. Ne o benim yerimi biliyor ki yardıma koşsun, teselli versin ve ne de ben onun vaziyetini biliyordum ki, onunla muhâbere edeyim, dertleşeyim. Benim bu ihtiyarlık vaziyeti zamanımda öyle fedâkâr, sâdık birisi bana lâzımdı. Sonra, birden birisi bana bir mektup verdi. Mektubu açtım gördüm ki: Abdurrahmân'ın mâhiyetini tam gösterir bir tarzda bir mektup ki, o mektubun bir kısmı Yirmiyedinci Mektub'un fıkraları içinde, üç zâhir kerâmeti gösterir bir tarzda dercedilmiştir. O mektub beni çok ağlattırmış ve el'an da ağlattırıyor. Merhum Abdurrahmân o mektubla pek ciddî ve samimî bir surette; dünyanın ezvâkından nefret ettiğini ve en büyük maksadı bana yetişip küçüklüğünde benim ona baktığım gibi, o da ihtiyarlığımda bana hizmet etmekti. Hem, dünyada benim hakikî vazifem olan neşr-i esrar-ı Kur'âniye'de, muktedir kalemiyle bana yardım etmekti. Hattâ mektubunda yazıyordu: "Yirmi otuz risaleyi bana gönder, herbirisinden yirmi otuz nüsha yazıp ve yazdıracağım."

Sayfa 125   Okuyucuda devam et

Zühret-ün Nur uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir