İkinci Hakikat
Âyet-ül Kübra · Sayfa 132
Âyet-ül Kübra kitabının "İkinci Hakikat" bölümü 132. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Âyet-ül Kübra.
hikmet, bir dikkat, bir ihâta ister. Ve böyle bir kudret ise, ancak bütün kâinatı idare eden birtek Zât'ta bulunabilir.
Evet meselâ, mezkûr âyetlerin fermân ettikleri gibi üç karanlık içinde bütün validelerin erhamında insanların suretlerini ayrı ayrı, mîzanlı, imtiyazlı, zînetli ve intizamlı olarak; hem şaşırmadan, yanlış etmeden, karıştırmadan basit bir maddeden açmak ve yaratmak olan fettâhiyet ve umum rûy-i zeminde aynı kudret, aynı hikmet, aynı sanatla umum insanları ve hayvanları ve nebatları ihâta eden bu feth-i suver hakikatı; vahdaniyetin en kuvvetli bir bürhanıdır. Çünkü ihâta etmek bir vahdettir; şirke yer bırakmaz. Ve Birinci Bab'da vücûb-u vücûda şehadet eden ondokuz hakikat, nasıl ki vücûdlarıyla Hâlık'ın vücûduna delâlet ederler; öyle de, ihâtalarıyla da vahdete şehadet ederler.
Bizim yolcunun üçüncü menzilde gördüğü
İkinci Hakikat:"Rahmâniyet" hakikatıdır. Yani, gözümüzle görüyoruz: Birisi var ki, bize zemin yüzünü rahmetin binlerle hediyeleri ile doldurmuş.. bir ziyafetgâh yapmış ve Rahmâniyet'in yüzbinlerle ayrı ayrı lezzetli taamları içinde dizilmiş bir sofra etmiş ve zemin içini
Rahîmiyet ve Hakîmiyetin binlerle kıymettar ihsanlarını câmî bir mahzen yapmış ve zemini, devr-i senevîsinde, bir ticaret gemisi hükmünde her sene âlem-i gaybdan levazımât-ı insaniye ve hayatiyenin yüzbin çeşitlerinden en güzellerini içine alarak yüklenmiş bir nevi sefîne veya şimendifer gibi ve her baharı ise, erzak ve elbisemizi taşıyan bir vagon hükmünde olarak bizlere gönderir. Bizi gayet rahîmâne beslettirir. Ve bütün o hediyelerden, o nîmetlerden istifade etmemiz için bize de yüzlerle ve binlerle iştihalar, ihtiyaçlar, duygular, hissiyatlar, hisler vermiş.
Evet, âyet-i hasbiyeye dair olan Dördüncü Şuâ'da izah ve isbat edildiği gibi, bize öyle bir mide vermiş ki; hadsiz taamlardan lezzet alır.
Ve öyle bir hayat ihsan etmiş ki, duyguları ile –bir sofra-i nimet gibi– koca cismanî âlemde, hadsiz nîmetlerinden istifade eder.
Ve öyle bir insaniyet bize lütfetmiş ki, akıl ve kalb gibi çok âletleri ile hem maddî, hem mânevî âlemin nihayetsiz hediyelerinden zevk alır.
Ve öyle bir İslâmiyet bize bildirmiş ki, âlem-i gayb ve âlem-i şehadetin nihayetsiz hazinelerinden nur alır.
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir