Birinci Hakikat

Âyet-ül Kübra · Sayfa 130

KitapÂyet-ül Kübra
Sayfa130–131
SeviyeAlt başlık

Âyet-ül Kübra kitabının "Birinci Hakikat" bölümü 130. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Âyet-ül Kübra.

Öyle ise, haydi ileri! Gel, bulduğumuz birer dağ kuvvetindeki bu yirmidokuz mertebe-i îmâniyeyi namazın mübarek tesbihâtının mübarek adedi olan otuzüç mertebesine iblağ etmek fikriyle, bu ibretgâhın bir üçüncü menzilini daha görmek için Bismillahirrahmanirrahîm'in anahtarı ile zîhayat âlemindeki idare ve iâşe-i Rabbâniyenin kapısını çalmalıyız ve açmalıyız diyerek, mahşer-i acâib ve mecma-i garâib olan bu üçüncü menzilin kapısını istirhamla çaldı, ile açtı. Üçüncü menzil göründü. Girdi, gördü ki: "Dört hakîkat-ı muazzama ve muhîta" o menzili ışıklandırıyorlar ve güneş gibi tevhidi gösteriyorlar.

Birinci Hakikat:"Fettâhiyet" hakikatıdır. Yani: Fettâh isminin tecellisiyle basit bir maddeden ayrı ayrı, çeşit çeşit, hadsiz muntazam suretlerin, beraber, her tarafta bir anda, bir fiil ile açılmasıdır. Evet, nasılki umum kâinatın bağistanında ayrı ayrı hadsiz mevcudatı; çiçekler misillû, Fettâh ismiyle –her birisine– münasip bir tarz-ı muntazam ve bir şahsiyet-i mümtâze kudret-i fâtıra açmış, vermiş. Aynen öyle de, fakat daha mu'cizatlı olarak; zemin bahçesinde dörtyüz bin envâ-ı zîhayata

Sayfa 131

dahi, –her birisine– gayet sanatlı ve hikmetli bir suret-i mevzune ve müzeyyene ve mümtâze vermiş...

يَخْلُقُكُمْ ف۪ى بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ ف۪ى ظُلُمَاتٍ ثَلاَثٍ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ فَاَنَّا تُصْرَفُونَ ٭ اِنَّ اللّٰهَ لاَ يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ فِى اْلاَرْضِ وَلاَ فِى السَّمَٓاءِ هُوَ الَّذ۪ى يُصَوِّرُكُمْ فِى اْلاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

âyetlerinin ifadesiyle tevhidin en kuvvetli delili ve kudretin en hayretli mu'cizesi, suretleri açmasıdır. Bu hikmete binaen, feth-i suver hakikatı tekrar ile –birkaç suretlerde– Risâletü'n-Nur da ve bilhassa bu risalenin İkinci Makamı'nın Birinci Bab'ında altıncı ve yedinci mertebelerinde isbat ve beyan edilmesinden onlara havale edip, burada bu kadar deriz ki:

Fenn-i nebâtât ve fenn-i hayvânâtın şehadetiyle ve tedkikât-ı amîkasıyla, bu feth-i suverde öyle bir ihâta ve şümûl ve sanat var ki, birtek Vâhid-i Ehad'den ve herşeyde herşeyi görebilecek ve yapabilecek bir Kadîr-i Mutlaktan başka hiçbir şey bu cemiyetli ve ihâtalı fiile sahip olamaz. Çünkü bu feth-i suver fiili ise, her yerde ve her anda bulunan, nihayetsiz bir kudretin içinde nihayet derecede bir

Sayfa 130   Okuyucuda devam et

Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir