Âyet-ül Kübra — Sayfa 161

Sual - Cevab

Âyet-ül Kübra kitabının 161. sayfası — Sual - Cevab bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

İşte, buna kıyasen Risale-i Nur'da pek çok muvâzenelerle isbat edilmiştir ki: Ehl-i sefâhet ve dalâlet, dünyada dahi bir mânevî Cehennem içinde azab çekerler ve ehl-i îmân ve salâhat, dünyada dahi bir mânevî Cennet içinde, İslâmiyet ve insaniyet midesiyle ve îmanın tecelliyat ve cilveleriyle, mânevî Cennet lezzetleri tadabilir. Belki, derece-i îmânlarına göre istifade edebilirler.

Fakat, bu fırtınalı zamanda hissi iptal eden ve beşerin nazarını âfâka dağıtan ve boğan cereyanlar, iptal-i his nev'inden bir sersemlik vermiş ki, ehl-i dalâlet mânevî azabını muvakkaten tam hissedemiyor. Ehl-i hidâyete dahi gaflet basıyor, hakikî lezzetini tam takdir edemiyor.

Bu asırda ikinci dehşetli hâl:Eski zamanda küfr-ü mutlak ve fenden gelen dalâletler ve küfr-ü inadîden gelen temerrüd, bu zamana nisbeten pek azdı. Onun için, eski İslâm muhakkiklerinin dersleri, hüccetleri o zamanlarda tam kâfi olurdu. Küfr-ü meşkuku çabuk izale ederlerdi. Allah'a îman umumî olduğundan, Allah'ı tanıttırmakla ve Cehennem azabını ihtar etmekle çokları sefâhetlerden, dalâletlerden vazgeçebilirlerdi.

Şimdi ise: Eski zamanda bir memlekette

Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir