Divan-ı Harb-i Örfî — Sayfa 7

Divan-ı Harb-i Örfi

Divan-ı Harb-i Örfî kitabının 7. sayfası — Divan-ı Harb-i Örfi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

siyasetlerine istikamet vermek azmiyle gelmişti. Daha İstanbul'a gelmeden Van'dan, Bitlis'ten, Mardin'den defaatla nefyolmasından İstanbul'a gelmesiyle beraber Merhum Sultan Abdülhamid tarafından suret-i ciddiyede tarassut altına aldırıldı. Birkaç kere tevkif edildi. Nihayet bir gün geldi, Said Nursîyi Üsküdar'a Toptaşı'na yolladılar. Çünkü hapishanede ikaz edilecek kimseler bulunmak muhtemeldi. Tımarhaneden ikide bir çıkartılıyor; maaş, rütbe tebşir ediliyor. Hazret-i Said: "Ben memleketimde mektep medrese açtırmak üzere geldim, başka bir dileğim yoktur. Bunu isterim, başka bir şey istemem." diyordu... Tabir-i âherle Bediüzzaman iki şey istiyordu: Vilâyât-ı şarkıyenin her tarafında dînî mektebler, medreseler açtırmak istiyor ve başka bir şey almamak istiyordu...

Arş-ı kanaat oldu behişt-i gına bize,

Biz etmeyiz zemin-i müdârâya ol emin.

Mansıbların, makamların en bülendidir,

Hizmet-i îman ile âsâyiş ve saâdeti temin...

Şehzadebaşı'nda şemâtetle konferans verildiği gece, kemal-i mehabetle sahneye çıkıp irad ettiği nutk-u beliğ-i bîtarafane, Said'in ihâta-i ilmiyesi kadar hamâset ve fedakârlıkta da ileri olduğunu teyid eder. Gerek o gece, gerek menhus 31 Martta cihan-değer nasihatlarıyla ortaya atılan hoca-i

Divan-ı Harb-i Örfî uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir