Esasat-ı Nuriye — Sayfa 169

Risale-i Nur’u Açık Şekilde Nazara Vermenin Ehemmiyeti

Esasat-ı Nuriye kitabının 169. sayfası — Risale-i Nur’u Açık Şekilde Nazara Vermenin Ehemmiyeti bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

düşünseydim,maddî-mânevî füyûzât hislerimi feda etmeseydim,iman hizmetinde bu büyük mânevî kuvveti kaybedecektim.Ben maddî ve mânevî herşeyimi feda ettim,her musibete katlandım,her işkenceye sabrettim.Bu sayede hakikat-i imaniye her tarafa yayıldı. Bu sayede Nur mekteb-i irfanının yüzbinlerce, belki de milyonlarca talebeleri yetişti. Artık bu yolda, hizmet-i imaniyede onlar devam edeceklerdir. Ve benim maddî ve mânevî herşeyden ferağat mesleğimden ayrılmayacaklardır.Yalnız ve yalnız Allah rızası için çalışacaklardır.» (Emirdağ Lâhikası-II sh: 80)

Yukarıda kısmen nakledilen beyan ve derslerde görüldüğü üzere hakikatların neşir ve tebliğinde meslek hâlisiyeti ve a'zamî fedakârlık ve maddî-manevî herşeyden feragat etmek gibi makbuliyet ve te'sir şartları da lazım geliyor. Çünkü liyakatın derecesine göre te'siri ihsan eden Allah'tır. Şu halde hakaik-i Kur'âniyenin tereşşuhatı olan Risale-i Nurdaki dersleri kendi namına anlatan ve neşreden ve böylece kendini, bu Kur'anî ve ulvî hakikatların sahibi ve mazharı olduğunu gösteren kişinin ihlâs yolundan yürüdüğü nasıl kabul edilir? Allah'ın inayetine ne suretle layık olunur? Hem bu yoldaki muvaffakiyetin istidracî bir ceza olmasından korkulmaz mı? İşte bu vartaya dikkat çeken Hazret-i Üstad diyor ki:

52-«Teveccüh-ü nâs istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlâsı kaybeder, riyâya girer. Şan ve şeref arzusuyla teveccühü nâs ise, ücret ve mükâfat değil, belki ihlâssızlık yüzünden gelen bir itab ve bir mücazattır. Evet, amel-i salihin hayatı olan ihlâsın zararına teveccüh-ü nâs ve şan ve şeref, kabir kapısına kadar muvakkat olan bir lezzet-i cüz'iyeye mukabil, kabrin öbür tarafında azâb-ı kabir gibi nâhoş bir şekil aldığından, teveccüh-ü nâsı arzu etmek değil, belki ondan ürkmek ve kaçmak lâzımdır. Şöhretperestlerin ve şan ve şeref peşinde koşanların kulakları çınlasın!» (Lem'alar sh: 149)

Hakikatların neşir ve tebliğinde çok ehemmiyetli diğer bir husus da kudsiyet hakikatıdır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri diyor ki:

53-«Ben görüyorum ki:Kur'ân-ı Hakîmin hakaikine ait bazı kemâlât,o hakaike dellâllık eden vasıtalara veriliyor.Şu ise yanlıştır.Çünkü,me'hazın kudsiyeti, çok burhanlar kuvvetinde tesirat gösteriyor,onunla ahkâmı umuma kabul ettiriyor. Ne vakit dellâl ve vekil gölge etse,yani onlara teveccüh edilse, o me'hazdaki kudsiyetin tesiri kaybolur.» (Mektubat sh: 319)

Esasat-ı Nuriye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir