Dördüncü Telvih
Hakikat Nurları · Sayfa 55
Hakikat Nurları kitabının "Dördüncü Telvih" bölümü 55. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hakikat Nurları.
mahkum olamaz. Tarîkatın dinî ve uhrevî ve ruhanî çok mühim ve ulvî neticelerinden sarf-ı nazar, yalnız âlem-i İslâm içindeki kudsî bir râbıta olan uhuvvetin inkişafına ve inbisatına en birinci, tesirli ve harâretli vasıta tarîkatlar olduğu gibi; âlem-i küfrün ve siyâset-i Hıristiyaniye'nin, nur-u İslâmiyet'i söndürmek için müthiş hücumlarına karşı dahi, üç mühim ve sarsılmaz kal'a-i İslâmiye'den bir kal'asıdır.
Merkez-i hilâfet olan İstanbul'u beşyüz elli sene bütün âlem-i Hıristiyâniye'nin karşısında muhafaza ettiren, İstanbul'da beşyüz yerde fışkıran envâr-ı tevhid ve o merkez-i İslâmiye'deki ehl-i îmânın mühim bir nokta-i istinadı, o büyük câmilerin arkalarındaki tekyelerde "Allah Allah!" diyenlerin kuvvet-i îmâniyeleri ve mârifet-i İlâhiye'den gelen bir muhabbet-i ruhânî ile cûş u huruşlarıdır.
İşte ey akılsız hamiyet-füruşlar ve sahtekâr milliyet-perverler! Tarîkatın, hayat-ı içtimâiyenizde bu hasenesini çürütecek hangi seyyiâtlardır, söyleyiniz?
DÖRDÜNCÜ TELVİH:Meslek-i velâyet çok kolay olmakla beraber çok müşkülâtlıdır, çok kısa olmakla beraber çok uzundur, çok kıymettar olmakla beraber çok hatarlıdır, çok geniş olmakla beraber çok dardır.
İşte bu sırlar içindir ki; o yolda sülûk edenler bazen boğulur, bazen zararlı düşer, bazen döner başkalarını yoldan çıkarır.
Ezcümle: Tarîkatta "seyr-i enfüsî" ve "seyr-i âfâkî" tâbirleri altında iki meşreb var.
Enfüsî meşrebi; nefisten başlar, hâriçten gözünü çeker, kalbe bakar, enâniyeti deler geçer, kalbinden yol açar, hakikatı bulur. Sonra âfâka girer. O vakit âfâkı nurânî görür. Çabuk o seyri bitirir. Enfüsî dairesinde gördüğü hakikatı, büyük bir mikyasta onda da görür. Turûk-u hafiyenin çoğu bu yol ile gidiyor. Bunun da en mühim esası; enâniyeti kırmak, hevâyı terketmek, nefsi öldürmektir.
İkinci meşreb; âfâktan başlar, o daire-i kübrânın mezâhirinde cilve-i esmâ ve sıfâtı seyredip, sonra daire-i enfüsiyeye girer. Küçük bir mikyasta, daire-i kalbinde o envârı müşâhede edip, onda en yakın yolu açar. Kalb, âyine-i Samed olduğunu görür, aradığı maksada vâsıl olur.
İşte birinci meşrebde sülûk eden insanlar nefs-i emmâreyi öldürmeye muvaffak olamazsa, hevâyı terkedip enâniyeti kırmazsa; şükür makamından, fahr makamına düşer; fahirden gurura sukut eder. Eğer muhabbetten gelen bir incizab ve incizabdan gelen bir nevi
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir