Hakikat Nurları — Sayfa 102
İkinci Mes'ele-İ Mühimme
Hakikat Nurları kitabının 102. sayfası — İkinci Mes'ele-İ Mühimme bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
fakat hayâl değil, vehim değildir. Cenâb-ı Hak, Hallâk ismiyle vücûd veriyor ve o vücûdu idâme ediyor.
İkinci Temsil:Meselâ şu menzilin dört duvarında dört tane endam âyinesi bulunsa, herbir âyine içinde her ne kadar o menzil öteki üç âyine ile beraber irtisam ediyor. Fakat herbir âyine, kendinin heyetine ve rengine göre eşyayı kendi içinde ihtiva eyler; kendine mahsus misalî bir menzil hükmündedir.
İşte şimdi iki adam o menzile girse; birisi birtek âyineye bakar, der ki: "Her şey bunun içindedir." Başka âyineleri ve âyinelerin içlerindeki sûretleri işittiği vakit, mesmuâtını o tek âyinedeki iki derece gölge olmuş, hakikatı küçülmüş, tegayyür etmiş o âyinenin küçük bir köşesinde tatbik eder. Hem der:
–"Ben öyle görüyorum, öyle ise hakikat böyledir." Diğer adam ona der ki:
–"Evet sen görüyorsun, gördüğün haktır; fakat vâkîde ve nefsü'l-emirde hakikatın hakikî sûreti öyle değil. Senin dikkat ettiğin âyine gibi daha başka âyineler var; gördüğün kadar küçücük, gölgenin gölgesi değiller."
İşte esmâ-i İlâhiye'nin herbiri, ayrı ayrı birer âyine ister. Hem meselâ; Rahmân, Rezzâk; hakikatlı, asıl oldukları için, kendilerine lâyık,
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir