Hakikat Nurları — Sayfa 101
İkinci Mes'ele-İ Mühimme
Hakikat Nurları kitabının 101. sayfası — İkinci Mes'ele-İ Mühimme bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
İşte saltanât-ı Ulûhiyet; Rahmân, Rezzâk, Vehhab, Hallâk, Fa'âl, Kerîm, Rahîm gibi pek çok esmâ-i mukaddeseyi hakikî olarak iktiza ediyor. O hakikî esmâ dahi, hakikî âyineleri iktiza ediyorlar. Şimdi ehl-i vahdetü'l-vücûd mâdem
لاَ مَوْجُودَ اِلاَّ هُوَ
der, hakâik-i eşyayı hayâl derecesine indirir. Cenâb-ı Hakk'ın Vâcibü'l-Vücûd ve Mevcud ve Vâhid ve Ehad isimlerinin hakikî cilveleri ve daireleri var. Belki âyineleri, daireleri hakikî olmazsa; hayâlî, ademî dahi olsa, onlara zarar etmez. Belki vücûd-u hakikînin âyinesinde vücûd rengi olmazsa, daha ziyâde sâfî ve parlak olur. Fakat Rahmân, Rezzâk, Kahhar, Cebbar, Hallâk gibi isimleri ise, tecellileri hakikî olmuyor, itibarî oluyor. Halbuki o esmâlar, Mevcud ismi gibi hakikattırlar, gölge olamazlar; aslîdirler, tebeî olamazlar.
İşte sahâbe ve asfiyâ-i müçtehidîn ve eimme-i Ehl-i Beyt,
حَقَٓائِقُ اْلاَشْيَٓاءِ ثَابِتَةٌ
derler ki, Cenâb-ı Hakk'ın bütün esmâsıyla hakikî bir sûrette tecelliyatı var. Bütün eşyanın, O'nun icadıyla bir vücûd-u ârızîsi vardır. Ve o vücûd çendan Vâcibü'l-Vücûd'un vücûduna nisbeten gayet zaîf ve kararsız bir zıll, bir gölgedir;
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir