Hakikat Nurları — Sayfa 100
İkinci Mes'ele-İ Mühimme
Hakikat Nurları kitabının 100. sayfası — İkinci Mes'ele-İ Mühimme bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Birincisi: Mesela bir padişah var. O padişahın hâkim-i âdil ismiyle bir adliye dairesi var ki, o ismin cilvesini gösteriyor. Bir ismi de halifedir. Bir meşihât ve bir ilmiye dairesi, o ismin mazharıdır. Bir de kumandân-ı âzam ismi var. O isim ile devâir-i askeriyede faaliyet gösterir. Ordu, o ismin mazharıdır. Şimdi biri çıksa dese ki: "O padişah, yalnız hâkim-i âdildir; devâir-i adliyeden başka daire yok." O vakit bilmecburiye, adliye memurları içinde, hakikî değil, itibarî bir sûrette, meşihât dairesindeki ulemânın evsâfını ve ahvâlini onlara tatbik edip, zıllî ve hayâlî bir tarzda, hakikî adliye içinde tebeî ve zıllî bir meşihât dairesi tasavvur edilir.
Hem daire-i askeriyeye ait ahvâl ve muamelâtını yine farazî bir tarzda, o memurîn-i adliye içinde itibar edip, gayr-ı hakikî bir daire-i askeriye itibar edilir ve hâkezâ...
İşte şu halde, padişahın hakikî ismi ve hakikî hâkimiyeti, hâkim-i âdil ismidir ve adliyedeki hâkimiyettir. Halife, kumandân-ı âzam, sultan gibi isimleri hakikî değiller, itibarîdirler. Halbuki padişahlık mâhiyeti ve saltanât hakikatı, bütün isimleri hakikî olarak iktiza eder. Hakikî isimler ise, hakikî daireleri istiyor ve iktiza ediyorlar.
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir