Hakikat Nurları — Sayfa 126
Yirmisekizinci Mektub'dan Üçüncü Mes'ele olan Üçüncü Risale
Hakikat Nurları kitabının 126. sayfası — Yirmisekizinci Mektub'dan Üçüncü Mes'ele olan Üçüncü Risale bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Hem eğer o memnun olan feriklerden birisi, müteşekkirâne o neferin kulübeciğine tenezzülen misâfir gitse; kuru ekmekten başka bulmayan o nefer mahcub kalmamak için, o hâli gören ve bilen padişah –elbette o neferini mahcub etmemek için– matbâh-ı şâhâneden, sâdık hizmetkârının muhterem misâfirine tabla gönderir, öyle de; Kur'ân-ı Hakîm'in sâdık bir hizmetkârı, ne kadar âdi olursa olsun Kur'ân namına, en büyük insanlara emirlerini çekinmeyerek tebliğ eder ve en zengin ruhlu olanlara Kur'ân'ın âlî elmaslarını yalvararak mütezellilâne değil, belki müftehirâne ve müstağniyâne satar. Onlar ne kadar büyük olursa olsun, o âdi hizmetkâra, vazife başında iken tekebbür edemezler. Ve o hizmetkâr dahi, onların ona müracaatında, kendine medâr-ı gurur bulamaz ve haddinden tecâvüz etmez. Eğer o hazine-i kudsiyenin müşterileri içinde bazıları, o bîçare hizmetkâra velâyet nazarıyla baksalar ve büyük tanısalar; elbette hakikat-ı Kur'âniye'nin merhamet-i kudsiyesi şanındandır ki, o hizmetkârını mahcub etmemek için, hazine-i hâssa-i İlâhiye'den, o hizmetkârın hiç haberi ve medhali olmadan, onlara medet versin ve himmet ederek feyizdar etsin...
Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir