Hakikat Nurları — Sayfa 152

Bir Düstur

Hakikat Nurları kitabının 152. sayfası — Bir Düstur bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Cenâb-ı Hakk'ın bana ettiği ihsânâtı yâdedip, bir şükr-ü mânevî nev'inde birkaç nümûnesini söyleyeceğim. Bir şükr-ü mânevî olmakla beraber, korkuyorum ki, bir riyâ ve gururu ihsas ederek o mübarek bereket kesilsin. Çünkü müftehirâne gizli bereketi izhar etmek, kesilmesine sebep olur. Fakat ne çare, söylemeye mecbur oldum.

İşte birisi:Şu altı aydır otuzaltı ekmekten ibâret bir kile buğday bana kâfi geldi. Daha var, bitmemiş. Ne miktar kifâyet {(Hâşiye): Bir sene devam etti.} edecek, bilmiyorum.

İkincisi:Şu mübarek Ramazan'da, yalnız iki hâneden bana yemek geldi, ikisi de beni hasta etti. Anladım ki, başkasının yemeğini yemekten memnû'um. Mütebâkisi, bütün Ramazan'da benim idareme bakan mübarek bir hânenin ve sâdık bir arkadaşım olan o hâne sahibi Abdullah Çavuş'un ihbarı ve şehâdetiyle; üç ekmek, bir kıyye (kilo demek) pirinç bana kâfi gelmiştir. Hatta o pirinç, onbeş gün Ramazan'dan sonra bitmiştir.

Üçüncüsü: Dağda, üç ay bana ve misâfirlerime bir kıyye tereyağı, –hergün ekmekle beraber yemek şartıyla– kâfi geldi. Hatta Süleyman isminde mübarek bir misâfirim vardı.

Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir