Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 132
Kitap
Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 132. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
yakalar berikinden kurtulsa öbürü parçalar."
Şu halde ölüm kesindir. Ancak tıb, hayatta oldukça, hastalıklara karşı tedavi eder.
Bir hakîm kişi demiştir ki: "Ölüm cesetlerde bizzat mevcuttur. Tıbbın işi, mühlet günlerini güzelleştirme gayretidir. Tıb, sıhhatlinin sağlığını korur hastaya da imkân nisbetinde sıhhati iadeye çalışır..."
TABÎB: Müslümanlardan ahlat nazariyesine dayanan tıb anlayışına uygun bir tabib tarifi vardır. Onu da İbnu'l-Cevzî'den kaydediyoruz: "Tabib o kişidir ki, bedende toplanması zararlı olan maddeyi dağıtır veya dağılması zararlı olan maddeleri insanda toplar veya fazlası ona zarar veren şeyi eksiltir veya eksikliği zarar veren şeyi artırır, böylece kaybolan sıhhati celbeder veya aslî hali üzere muhafaza eder, mevcut illeti (hastalığı) zıddıyla ve karşıtıyla defeder, onu bedenden ya çıkarır, ya da koruyucu tedbirlere başvurmak suretiyle daha çıkmadan önler."
EBTER (GÜDÜK) KALAN İSLAMÎ KEŞİFLER
Bu açıklamalar müslümanların tıp sahasında yaptıklarını işittiğimiz bazı keşifleri inkar şeklinde anlaşılabilir. Bu yanlıştır. İslam âlimleri, gerçekten diğer sahalarda olduğu gibi tıbda da mühim keşiflerde öncülük yapmışlardır. Hatta kaydedeceğimiz birkaç iktibastan anlaşılacağı üzere, bugünkü Batı tıbbını ortaya çıkaran bir kısım temel keşifleri önce müslümanların gerçekleştirdiğini söyleyenler olmuştur. Ancak bu keşifler, makul bir izahı henüz yapılmayan sebeplerle inkişaf kaydedememiş, gittikçe gelişen bir sistem meydana getirememiştir. Herbirinin hayatiyet ve ömrü, ya sahip ve kâşifinin hayatına bağlı kalmış, onun ölümüyle sona ermiş, yahud da kitapların sayfaları arasında unutulmaya mahkum olmuştur.
Ortaya konan keşifleri tâdad burada uzun kaçar. Ancak, yine de özet bir bilgi vermek üzere, Müslüman İlim Öncüleri Ansiklopedisi'nin, GİRİŞ kısmında yer verilen tıbla ilgili bir paragrafı kaydedeceğiz, sonra da mikroptan ilk bahseden Türk âlimini tanıtacağız.
"Meselâ tıbbı ele alalım. Doktorların sultanı olarak tanınan İbni Sînâ (980-1037)'nın tıbba bir çok yenilikler getiren Kanun adlı tıp kitabı, İslam dünyasında olduğu kadar, Avrupa'da da tıbbın temel kitabı olmuştur. "Tıbbın İncil'i" ünvanını kazanması, 600 sene Avrupa üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulması bunun en büyük delilidir. İbni Sînâ tıp dahil, 29 ayrı konudaki keşifleriyle Avrupa ilim adamlarına öncülük yapan büyük bir âlimdir.
Bazı bilginlerce İbni Sînâ ayarında bir doktor olarak kabul edilen Râzi (864-925), çiçek ve kızamık hastalıklarını keşfetmiş, bu konuda ilk eseri veren ilim adamı olmuştur.
Fatih Sultan Mehmed'in hocası Akşemseddin (1389-1459) mikrobu (bazılarına göre İbni Sînâ) keşfetmiş, İbni Cessâs (?-1009) günümüzden 1000 sene önce, cüzzamın sebep ve tedavilerini göstermiş, ilmî yollarla vebanın bulaşıcı bir hastalık olduğunu İbni Hatip (1313-1374) ortaya koymuştur. Bazı kaynaklara göre verem mikrobunu da Kambur Vesîm (?-1761) bulmuştur.
Gözle ilgili çalışmalarıyla da müslüman doktorlar ilim dünyasına asırlarca önderlik yapmışlardır. Gözdeki retina tabakasının fonksiyonundan ilk bahseden İbni Rüşd (1126-1198)'dür. 11. yüzyılda yaşayan ünlü göz doktoru Ali Bin İsâ'nın gözle ilgili yazdığı Tezkire adlı eser, sahasında yüzyıllarca tek kitap olarak kalmıştır. (19. y.y. ortalarına kadar)
Huneyn Bin İshak (809-873)'ın bu sahada yaptığı çalışmalar da 18. yüzyıl ortalarına kadar kaynak olma hususiyetini korumuştur.
Ammar ise günümüzden 9 asır önce kendine has bir metodla göz ameliyatını yapmayı gerçekleştirmiştir. Ali Bin Abbas da (?-994) aynı şekilde çağımızın modern ameliyatlarına uygun bir tarzda kanser ameliyatı yapmayı başarmıştır. Kaleme aldığı Kitâbü'l-Melikî adındaki tıp
Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir