Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 152

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 152. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

belirtilir. İçilecek miktarı yüz dirhemden beş dirheme, üç dirheme kadar olabilir. Onun menekşe çiçeği ve siyah kuru üzüm ile kaynatılması daha faydalıdır.

9. (3993) Hadis-i Şerif

وعن أم قيس بنت محصن رَضِىَ اللَّهُ عَنْها قالت: ]دَخَلْتُ بِابْنٍ لِى عَلى رَسُولِ اللَّهِ ﷺ، وَقَدْ أعْلَقْتُ عَلَيْهِ مِنَ الْعُذْرَةِ، فَقَالَ:عَلَامَ تَدْغَرْنَ أوْلَادَكُنَّ بِهذَا الْعَلَاقِ، عَلَيْكُنَّ بِهذَا الْعُودِ الْهِنْدِيِّ، فَإنَّ فِيهِ سَبْعَةَ أُشْفِيَةٍ، مِنْهَا ذَاتُ الْجَنْبِ، يُسْعَطُ بهِ مِنَ الْعُذْرَةِ، وَيُلَلَادُّ بِهِ مِنْ ذَاتِ الْجَنْبِ[. قال الزُّهْرِى رَحِمَهُ اللَّهُ تَعالى: بَين لنا اثنتين ولم يبين لنا خمساً. أخرجه الشيخان وأبو داود.وَلَا "الْعُوْدُ الْهِنْدِيُّ": هو القسط.قوله "عَلَامَ تَدْغَرْنَ" الدغر: عج العذرة برفع لهاة الصبى المعذور بالاصبع.وَلَا "الْعَلَاقُ": كَذا فِي بعض الروايات، والمعروف الاعق.وَلَا "الْعُذْرَةُ": وجع يعرض في الحلق من الدم

.9. (3993)- Ümmü Kays Bintu Mihsan (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Ben küçük bir oğlumla birlikte Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın huzuruna girdim. (O sırada boğazındaki hastalığı sebebiyle çocuğa (i'lâk denen) tedavi uygulamıştım.

"Çocuklarınızın boğaz hastalığını niye i'lâk usulüyle (elle sıkarak) tedavi ediyorsunuz? Size şu ûd-u Hindî'yi (Kust-u Hindî) tavsiye ederim. Zira onda yedi türlü şifa vardır. Zâtü'lcenb'in ilacı ondadır. Boğaz hastalığına karşı burna damlatılır. Zâtü'lcenb'e karşı ağızdan verilir."

Zührî merhum der ki: "(Resulullah) bize (ilacın fayda vereceği) iki şeyi açıkladı, ama beşini açıklamadı." [Buhârî, Tıbb 10, 21, 26; Müslim, Selam 139, (1214); Ebu Dâvud, Tıbb 13, (3877).]

AÇIKLAMA:

1- Hadiste geçen uzre umumiyetle çocuklara ârız olan boğaz hastalığıdır. Yapılan bazı açıklamalar, şimdilerde anjin dediğimiz bademcik iltihaplanmasını hatırlatır. Diğer bir açıklamaya göre boğazda kanama yapan bir şişmedir. İbnu Hacer buna, küçük dilin düşmesi dahi dendiğini kaydeder. Bazıları uzre ile küçük dile yakın bir yeri kastettiğini de belirtir. Şu halde bunu boğaz hastalığı (41)


(41) Bugünkü tıb diliyle uzre bademcik iltihabı (tosilit) olarak da anlaşılabilmektedir.

olarak mutlak bırakmak daha uygun olacak.

İ'lak da Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde, uzre'ye karşı uygulanan bir tedavinin adıdır. en-Nihâye'de yapılan açıklamaya göre boğazı (içten) şişen çocuklara, anneleri, parmakları ile şişin üzerine bastırarak (dağr), şişliği izale ederlerdi, i'lak işte bu ameliye ile yapılan tedaviye denmiştir.

Dağr: Boğaza parmakla bastırmak, dürtmek demektir. İbnu'l-Esir der ki: "Çocuk uzre'ye yakalanınca, kadın parmağını çocuğun boğazına sokar, parmağıyla o hastalıklı mekanı kaldırır ve sıkardı. (İşte bu ameliyeye dağr denmektedir.)" İbnu'l-Esir, devamla der ki: "Bu ameliyeden sonra, çocuğa (koruyucu mahiyette bir de esma yazılı) muska takarlardı."

Su'ût: Burun yoluyla verilen ilaç demektir. Hasta sırt üstü yatırılıp, başı geriye sarkması için omuzlarının altına bir yastık konur. Böylece damlatılan ilacın dimağa ulaşmasından emin olunur. Ta ki, tahrik edeceği hapşırmanın da yardımıyla hastalık veren madde dışarı atılsın.

2- Bu hadiste geçen ûd-u Hindî, başka rivayetlerde Kust (Küst)-u Hindî diye geçer. Kust, Ahterî'nin açıklamasına göre, topalak denen bir ot'dur. İlaç ve buhur olarak kullanılır.

Birkaç çeşidi vardır:

Kust-u Hindî denen çeşidi siyahtır, hafiftir, hoş bir tadı vardır.

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir