Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 176

Necm Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 176. sayfası — Necm Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Allah iki kere konuştu. Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm) de Mirac'ta Allah'ı iki kere gördü."

Mesrûk der ki: "Hz. Aişe (radıyallahu anh)'nin yanına girdim ve "Muhammed Rabbini gördü mü?" diye sordum. Bana:

"- Öyle bir şey söyledin ki, (korkudan) tüylerim diken diken oldu" dedi.

"- Ağır olun, (hemen reddetmeyin) deyip şu meâldeki âyeti okudum: "Andolsun ki O, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını görmüştür" (Necm, 18).

Buna şu cevabı verdi:

"-Bu âyet seni nereye götürmüş? (Âyeti anlamakta hata etmişsin, âyette Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın gördüğü belirtilen şey) Cibril (aleyhisselam)'dir. Sana kim: "Muhammed Rabbini görmüştür" derse veya "Emredildiği tebligattan bir şey gizlemiştir" derse veya "Allah'ın gayb ilan ettiği şu beş şeyi bildiğini söylerse: "Kıyametin ilmi şüphesiz ki Allah'ın nezdindedir. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez..." (Lokman, 34) bilki en büyük iftira ve yalanda bulunmuştur. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın, âyette bahsedilen rü'yeti Cebrail'le ilgilidir. Efendimiz'in gördüğü şey, Cebrail'dir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Cebrâil (aleyhisselam)'i altı yüz kanadıyla fıtrî suretinde ancak iki defa görmüştür: Bir defasında Sidretü'l-Müntehâ'da, bir defesında da (Mekke'nin aşağısında) Ciyâd denilen yerde, ufku (her cihetiyle semayı) kaplamış vaziyette." [Tirmizî, Tefsir, Necm (3274); Buharî, Tefsir, Mâide 7, Bed'ül-Halk 6, Tevhid 4; Müslim, İman 287, (177).]{297}

AÇIKLAMA:

Rivayette İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)'ın sual sorduğu kimse, Muhadramun'dan Ka'bu'l-Ahbâr diye meşhur Ka'b İbnu Mâti' el-Hımyerî'dir. Yemen asıllı bir Yahudidir. Hz. Ömer devrinde Müslüman olmuştur. Daha önce Hz. Ebu Bekir ve Hatta Hz. Peygamber zamanında Müslüman olduğu da söylenmiştir. Hz.Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in evsafını duyuncu Müslüman olanlardandır. Ka'b, âlim bir kişidir. Müslüman olduktan sonra Suriye'ye gitmiş, Humus'ta yerleşmiştir. Rivayette, İbnu Abbas'ın suâlini cevaplanamıyacak kadar büyütmüş olduğu için yüksek sesle tekbir getirmiş olmalıdır. Hatta sualin Allah'ın görülmesiyle ilgili olduğu tahmin edilmiştir. Nitekim Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'ye de aynı şey sorulunca, sualin tüylerini kabarttığını söylemiştir. Tîbî, İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)'ın: "Biz Benî Hâşim'deniz" demesini, Ka'b'ı öfkesinden teskin maksadıyla bir uyarı, cevabı düşünerek vermesi için bir ikaz olarak değerlendirir. Yani, İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "Biz, demek istemiştir, ilim ve marifet ehli kimseleriz, sizin cevap verilmez bulduğunuz kadar cevaptan uzak şey sormayız." İşte bu ikaz üzerine Ka'bu'l-Ahbar düşünüp: "Allah rü'yeti ile kelâmını Muhammed ile Mûsa (aleyhissalâtu vesselâm) arasında taksim etti." şeklinde başlayan cevabını vermiştir.

Ka'b'ın bu cevabından anlıyoruz ki, Ka'b, Necm suresinde geçen rü'yet meselesinde Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) gibi düşünmüyor. Hz. Aişe, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Cebrâil'i suret-i asliyesi ile iki kere gördüğü kanaatinde olmasına rağmen Ka'b, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Cenab-ı Hakk'ı iki kere gördüğü kanaatindedir.

Hz. Aişe'nin tüylerinin kabarması, onun Allah'ın büyüklüğü karşısında duyduğu heybet hissinden, O'nu görülebilir olmaktan münezzeh tutmasındandır. Allah'ın görüldüğüne inanmak ona göre teşbihtir, tenkistir, tenzihe aykırıdır, böyle demek muhaldir. Böyle bir inanca düşmekten korkmuştur ve tüyleri diken diken olmuştur.

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir