Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 193
Mücâdele Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 193. sayfası — Mücâdele Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
"- Öyleyse ,dedi, altmış fakir doyursun!"
"- Onun elinde, dedim, sadaka olarak verecek hiçbir şeyi yok, (nasıl altmış fakir doyuracak?)"
"- Öyleyse, dedi, ona ben yardım edeyim. Şu bir arak hurmayı al götür!"
"- Ey Allah'ın Resûlü, dedim, diğer bir arak'ı da ben verip ona yardım edeyim."
"- Güzel söyledin, dedi, git bunlarla ona bedel altmış fakiri doyur. Sonra da (eski nikâhınla) amcaoğluna dön!"
Râvi bir arakın altmış sa' miktarında bir ölçek olduğunu belirtti. [Ebû Dâvud, Talâk 17, (2214).]{329}
AÇIKLAMA'sını önceki rivayette yeterince sunduğumuz hâdise ile alakalı bir rivayet. Burada Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ümmetine karşı şefkatine güzel bir örnek görmekteyiz.{330}
3. Hadis-i Şerif
وعن عليّ بن أبى طالب رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]لَمَّا نَزَلَ قَوْلُهُ تَعَالى: ]يَا أيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَىْ نَجْواكُمْ صَدَقَةً. قَالَ لِى رسول اللّه ﷺ مَا تَرَى دِينَاراً؟ قلتُ: مَا يُطِيقُونَهُ. قَالَ: فَنِصْفُ دِينَارٍ؟ قلتُ: لَا يُطِيقُونَهُ. قَالَ: فَكَمْ؟ قُلْتُ: شَعِيرَةً. قَالَ: إنَّكَ لَزَهِيدٌ. فَنَزَلَ: أأَشْفَقْتُمْ أنْ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَىْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَاتٍ الآية. قَالَ: فَبِى خَفَّفَ اللّهُ تَعَالى عَنْ هذِهِ الامَّةِ[. أخرجه الترمذى.وقال: يَعْنِى شَعِيرَةً مِنْ ذَهَبٍ .
3. (819)-Ali İbnu Ebî Talib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey iman edenler, siz Peygambere mahrem bir şey arzetmek istediğiniz vakit bu mahrem konuşmanızdan evvel sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı, daha temizdir. Fakat bulamazsanız şüphe yok ki Allah çok mağfiret edici, çok esirgeyicidir" (Mücâdele, 12) meâlindeki ayet nazil olduğu zaman Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana:
"- (Bu sadakanın) bir dinar olmasına ne dersin?" diye sordu. Ben:
"- Bu miktar çoktur, tâkat getiremezler" dedim.
"- Yarım dinara ne dersin?" dedi.
"- Ona da takat getiremezler" dedim.
"- Öyleyse ne kadar olsun?" dedi.
"- Bir kıl (ağırlığında altın) miktarı" dedim.
"- Sen de pek parasızsın!" dedi.
Bunun üzerine şu âyet indi:
"Mahrem konuşmanızdan evvel sadakalar vereceğinizden korktunuz mu? Çünkü işte yapmadınız. (Bununla beraber) Allah sizin tevbelerinizi kabul etti. O halde namazı kılın. Zekatı verin. Allah ve Peygamberine (diğer emirlerinde de) itaat edin. Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdârdır" (Mücâdele, 13).
Hz. Ali (radıyallahu anh) der ki: "Allah, benim sebebimle bu ümmetin mükellefiyetini hafifletti." [Tirmizî,
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir