Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 197
Haşr Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 197. sayfası — Haşr Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
İşte âyet-i kerime bu durum üzerine nâzil oldu.
Böylece mü'minlere, bu işin, Allah'ın bilgisi tahtında cereyân ettiği, fesad için değil, fâsıkların mağlubiyeti(ni tâcil) için yapılmakta olduğu bildirilmiş oluyordu.
Âyette "hurma" diye tercüme ettiğimiz kelimenin aslı Lîne'dir. Umumiyetle, acve denen kaliteli hurma dışında kalan hurma cinslerinin kastedildiği kabul edilmiştir. Kelimenin inşikak ettiği asıl'la ilgili olarak müfessir ve dilcilerin muhtelif yorumları vardır.{338}
3. Hadis-i Şerif
وعن كعب رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قالَ: ]نَزَلَ قَولُهُ تعالى: يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُمْ بِأيْدِيهِمْ في الْيَهُودِ حِينَ أجْلَاهُمْ رسولُ اللّه ﷺ عَلَى أنَّ لَهُمْ مَا أقَلَّتْ إبِلُهُمْ مِنْ أمْتِعَتِهِمْ وَكانُوا يُخْرِبُونَ الْبَيْتَ عَنْ عَتَبَتِهِ وَبَابِهِ وَخَشَبِهِ، وَكانَتْ نَخيلُ بَنِى النَّضِيرِ لِرَسُولِ اللّهِ ﷺ خَاصَّةً خصَّهُ اللّهُ تعالى بِهَا[. أخرجه رزين .
3. (823)-Ka'b (radıyallahu anh) anlatıyor: "...O, bunların yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle hem mü'minlerin elleriyle harap ediyorlardı. İşte ey akıl ve basiret sahipleri bundan ibret alın" (Haşr, 2) meâlindeki âyet, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) tarafından Medine'den sürülen Yahudiler hakkında nâzil oldu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) mallarından (silah hariç), sadece develerinin taşıyabileceği kadarını götürmelerine izin vermişti. Onlar, evlerinin eşiklerinden, kapılarından ve diğer ahşap kısımlarından tutup yıkıyorlardı. Benî Nadir'in hurmalığı hassaten Resul-i Ekrem'in idi, O'na bunu Cenâb-ı Hakk tahsis etmişti."
Rezîn'in ilâvesidir. Bu rivâyetin manasında uzunca bir rivâyeti, Ebu Dâvud tahric etmiştir. [(Harâc, 23, (3004).] {339}
4. Hadis-i Şerif
وعن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ في قوله تعالى: ]فَمَا أوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلَا رِكَابٍ. قَالَ صالح النبيُّ ﷺ أهْلَ فَدَكَ وَقُرىً قَدْ سَمّاها لَا أحْفَظُهَا وَهُوَ مُحَاصِرٌ قَوْماً آخَرِينَ. فأرْسَلُوا إلَيْهِ لِلصُّلْحِ قَالَ: فَمَا أوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍٍ وَلَا رِكَابٍ، وَكانَ يَقُولُ بِغَيْرِ قتَالٍ، قال الزهرى رحمه اللّه: وَكانَتْ بَنُو النَّضِيرِ لِلنَّبِيِّ ﷺ خَالِصاً لَمْ يَفْتَحُوهَا عَنْوَةً فَفَتَحُوهَا عَلى صُلْحٍ فَقَسَّمَهَا النَّبيُّ ﷺ بيْنَ المُهَاجِرِينَ لَمْ يُعْطِ الانْصَارَ مِنْهَا شَيْئاً إلَّا رَجُلَيْنِ كَانَتْ بِهِمَا حَاجَةٌ[ .
4. (824)-İbnu Ömer (radıyallahu anh): "Allah'ın onların mallarından Peygamberine verdiği fey'e gelince, siz bunun üzerine ne ata ne deveye binip koşmadınız..." âyeti hakkında şunu söyledi: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Fedek ahâlisi ve ismen belirttiği ancak şu anda hatırlayamadığım köylerle sulh yaptı. Bu esnada (Hayber'in geri kalan köylerinde yaşayan) ahaliyi muhâsara etmişti. Bu (muhasara altındaki)ler, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e sulh için hey'et gönderdiler. Ayette geçen"Siz bunun üzerine ne ata ne de deveye binip koşmadınız" demek, "Siz savaşmadınız" demektir.
Zührî der ki: Benu'n Nadir münhasıran Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ait idi. Çünkü orayı zorla fethetmediler, anlaşarak fethettiler. Bu sebeple Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buradan elde edilen ganimeti sadece Muhâcirler arasında taksim etti. Ondan, Ensâr'dan olanlara, ihtiyaç sâhibi iki kişi hâriç,
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir