Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 198
Haşr Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 198. sayfası — Haşr Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
kimseye bir şey vermedi." [Ebû Dâvud, Harâc 19, (2971).]{340}
AÇIKLAMA:
1. Bu hadisi, sâdece Ebu Davud rivayet eder. Teysiru'l-Vüsûl'de İbnu Ömer rivayeti olarak sunulduğu halde, Câmi'ul-Usul'de ve Ebû Dâvud'da Zührî hadisi olarak kaydedilir.
Zührî, Tabiin'den olduğuna göre, hadisi bir sahabiden dinlemiş olmalıdır. Ancak bu kimdir rivayette belli değildir.
2. FEY': İslâm devletinin gelirlerinden biridir. Daha ziyade gayr-ı müslimlerden elde edilen bir gelirdir. Savaş sırasında meşakkatle elde edilene ganimet denir. Sulh yoluyla, vergi yoluyla, gümrük vergisi vs. şekillerde meşakkatsiz olarak elde edilen ganimete fey' denmiştir.
Fey' kelime olarak dönmek, rücu etmek manasına gelir. Gölge döndüğü zaman ona da fey' denmiştir.
3. İslâm harp hukukuna göre, savaşarak düşmandan elde edilen mal ganimettir. Bunun beşte biri devlete ayrılır, geri kalan, savaşa iştirak edenler arasında pay edilir. Düşman savaşmadan sulh yoluyla teslim olursa bu yoldan elde edilen menfaatlere umumiyetle fey' denmiştir.
Fey' devletin tasarrufuna geçer, bütün mü'minler için harcanır. Yukarıdaki rivayette görüldüğü üzere Benîi Nadir Yahudileri sulhla teslim oldukları için Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), onlardan kalan fey'i taksimde serbest davranmış, iktisadî yönden Ensâr'a bağımlı durumda olan Muhâcirler'e vermiş onların iktisadî durumlarını düzeltmiştir.
Şârihler, yardıma muhtaç üç ensâra bu maldan pay verildiğini kaydeder: Ebu Dücâne Simâh İbnu Harise, Seyl İbnu Huneyf, el-Hâris İbnu's-Simme (radıyallahu anhüm ecmain).
4. Hz. Peygamber'in Medine'deki Şahsî Mülkü: Bu vesile ile, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in Medine'de edindiği şahsî mülkü ile ilgili olarak Nevevî'den naklen Avnu'l-Ma'bud'da kaydedilen bir açıklamayı aynen iktibas etmek istiyoruz:
"Hadislerde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ait olduğu belirtilen emval (sadakat) üç kısımdır:
A) Hz. Peygamber'e hibe edilenler: Bu Muhayrik isminde bir Yahudinin Uhud günü, Müslüman olduğu zaman yaptığı vasiyetle intikal etmiştir. "Ölürsem emvalim Resûlullah'ındır" demişti ve Uhud'da öldürüldü. Bu Benî Nâdir arazisi içinde yedi ayrı bahçe idi.
Ensâr'dan da Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e arazi bağışlayanlar olmuştu. Bunlara su ulaşmazdı. Bunlar Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şahsî mülkü idi.
B) Benî Nadir'in sürülmesi sonucu elde edilen arazi: Bu silah kullanılmadan, sulh yoluyla alındığı için, sâdece Hz.Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e aitti. Bunlar menkul mallarından silah hariç -develerinin taşıyabileceği kadarını- götürmüşlerdi. Kalanları, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Müslümanlara taksim etti. Kendisine ait olan Beni'n-Nadir arazisini, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Müslümanların maruz kaldığı darlıklar için kullandı.
Fedek Arazisi'nin yarısı da böyle idi. Hayber'in fethinden sonra, ora ahalisi, yarısı Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın olmak şartıyla sulh yapmış, dolayısı ile burası da Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in zâtî mülkleri arasında idi.
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir