Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 199
Haşr Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 199. sayfası — Haşr Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Vadi'l-Kura'nın üçte bir arazisi de böyle idi: Vatih ve Sülalim kaleleri. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bunları da sulhla almıştı.
Hayber kalelerinden iki tanesi de böyle idi: Vatih ve Sülâlim kaleleri, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunları da sulhla almıştı.
C) Hayber'den alınanın humsu (beştebiri) ve Hayber'den savaşla fethettiği yerlerden (elde edilen ganimetin) humsu: Bunlar da, başkasının hiçbir hakkı bulunmayan, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ait mallardı. Ancak Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bunları kendisi için tasarruf etmemiş, ehline, Müslümanlara ve ammenin maslahatlarına harcamıştır. Bütün bu malların (sadakât) kendisinden sonra temellük edilmesi haramdır."{341}
5. Hadis-i Şerif
وعنه رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ ]أنَّ أمْوَالَ بَنِى النَّضِيرِ كَانَتْ مِمَّا أفَاءَ اللّهُ عَلى رسوله ﷺ مِمَّا لَمْ يُوجِفِ الْمُسْلِمُونَ عَلَيْهِ بِخَيْلٍ وَلَا ركابٍ، فَكَانَتْ لرسولِ اللّهِ ﷺ خَاصَّةً قُرَى عُرَيْنَةَ وَفَدَكَ وَكذَا وَكذا يُنْفِقُ عَلَى أهْلِهِ مِنْهَا نَفَقَةَ سَنَتِهِمْ ثُمَّ يَجعَلُ مَا بَقِى في السَّلَاحِ وَالْكُرَاعِ عُدَّة في سَبيلِ اللّهِ تعالى. وَتَلَا: مَا أفَاءَ اللّهُ علَى رَسُولِهِ مِنْ أهْلِ الْقُرى فَلِلّهِ وَلِلرَّسُولِ الآية؛ وَقَالَ اسْتَوْعَبَتْ هذِهِ الآيةُ هؤُلَاءِ: وَلِلْفُقَرَاءِ المُهَاجِرِينَ الَّذِينَ أُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهمْ وَأمْوَالِهمْ؛ وَالَّذِينَ تَبَوَّؤُا الدَّارَ وَالايمَانَ مِنْ قَبْلِهِمْ؛ وَالَّذِينَ جَاءُوا مِنْ بَعْدِهِمْ فَاسْتَوْعَبَتْ هذِهِ النَّاسَ فَلَمْ يَبْقَ أحَدٌ مِنَ المُسْلِمِينَ إلَّا لَهُ فِيهَا حَظٌّ وَحَقٌّ إلَّا بَعْضَ مَنْ يَمْلِكُونَ مِنْ أرَقَّائِهِمْ[. أخرجهما أبو داود .
5. (825)-Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Benî Nadir'in emvali, Cenab-ı Hakk'ın Resulüne (aleyhissalâtu vesselâm) fey' kıldığı, üzerine at ve deve koşulmayan (yani savaşsız elde edilen) mallardandı. Ureyne köyleri, Fedek, tıpkı (Kureyza ve Nadir'in emvali gibi) sırf Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ait yerlerdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buralardan elde edilen gelirlerden ailesinin bir yıllık nafakasını ayırırdı. Geri kalanı da Allah yolunda hazırlık olmak üzere silah ve binek için sarfederdi. (Nitekim ayette şöyle buyrulmuştur): "Allah'ın (fethedilen diğer küffâr) memleketleri ahalisinden Peygamberine verdiği fey'i, Allah'a, Peygamberine, hısımlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalanlara aittir. Tâ ki bu mallar içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmasın..." (Haşr, 7). (Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e intikal eden) bu pay, bu sayılanlara ve ayrıca "evlerinden ve mallarından çıkarılmış olan fakirlere, onlardan önce (Medine'yi) yurt ve iman evi edinmiş olan kimselere, kendilerinden sonra gelenlere aittir." Bu âyet, (kıyamete kadar gelecek) mü'minlerin tamamına şâmildir. Tek istisnayı köle olarak sahib olduklarınız teşkil ediyor. Köleleriniz dışındaki her Müslüman bu payda hisse ve hak sahibidir." [Ebu Dâvud, Harâc 19, (2965, 2966).]{342}
AÇIKLAMA:
Teysir müellifi, aslında (Ebu Dâvud'da) iki ayrı rivayet halinde gelmiş olan Hz. Ömer hadisini birleştirerek tek bir rivayet gibi sunmuştur.
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir