Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 200

Haşr Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 200. sayfası — Haşr Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Önceki rivayette belirtildiği üzere, Benî Nadir savaşsız fethedilmişti. Bunlar Medine'den sürülünce Müslümanlar, onlardan kalan mal ve arazinin, Hayber'den elde edilen ganimet gibi taksim edilmesini Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'den taleb ettiler.

Bu taleb üzerine gelen vahiy, sulh yoluyla gayr-ı müslimlerden elde edilen ganimetin -ki buna umumiyetle alimler fey' demişlerdir- tasarrufunda farklı bir metod getirdi: Bu çeşit mallar, münhasıran Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e ait (yani devlete ait) olacaktı, dilediği gibi tasarruf edecekti.

Ayette, Allah tarafından Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e fey' olarak verildiği belirtilen yerler hususunda bazı farklı yorumlar olmuştur. Onu Nevevî'den naklen önceki rivayette açıkladık. İbnu Abbas'tan gelen bir beyana göre bunlar: Kureyza, Nadir, Fedek, Hayber ve Ureyne köyleridir.

Âyette geçen hısımlar (zi'lkurbâ)'dan Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in yakınları, yani "Benî Hâşim" ve "Benî Abdilmuttalib" anlaşılmıştır.

Âyet, bu fey'in diğer sarf yerlerini (yetimler, yoksullar, yolda kalanlar) saydıktan sonra, "Ta ki bu mallar içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmasın" buyurur. Bununla bir câhiliye geleneğinin kaldırıldığı belirtilmiştir. Zira, cahiliye Arapları, ganimet elde edince, reis dörtte birini kendisi alır, sonra da bunu dilediği gibi kullanırdı. Âyet-i kerime Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'e harcama yerlerini gösteriyor.

Rivayette geçen, "Evlerinden ve mallarından çıkarılmış olan fakirlere" diye başlayıp devam eden ifade yine aynı Haşir suresindeki şu âyetten iktibas edilmiştir: "(O fey', bilhassa), hicret eden fakirlere aiddir ki onlar, Allah'tan fazl (ve inâyet) ve hoşnudluk ararlar ve Allah'a ve Peygamberine (mallarıyla, canlarıyla) yardım ederlerken yurtlarından ve mallarından (mahrum edilerek) çıkarılmışlardır. İşte bunlar sâdıkların tâ kendileridir" (Haşr, 8).

Böylece Benû Nadir'den elde edilen fey'de öncelikle Medine'ye hicretle gelmiş Müslümanların hak sahibi oldukları belirtildikten sonra, âyet-i kerimede diğer hak sahipleri sayılır:

Mezkur Muhacirlerden önce Medine'yi iman yurdu haline çeviren Ensar.

Onlardan sonra gelenler. {343}

ÖMER'İN GÖRÜŞÜ: Bu âyet, bilahare Ashab arasında çıkacak bazı ihtilaflarda Hz. Ömer'in azimli bir karar almasında delil olacaktır. Yukarıdaki rivayette mezkur kararı gözükmektedir.

Ebu Yusuf'un Kitabu'l-Harac'ında genişçe açıklandığı üzere, Irak fethedildiği zaman ganimet ve arazinin taksimini taleb eden Hz. Zübeyr, Bilâl, Selmân-ı Farisî gibi (radıyallahu anhüm) bazı Sahâbe'yi bu meselede ikna eder.

Hz. Ömer âyet-i kerimeye dayanarak: "Bu arazilerden elde edilecek fey'de (yani gelirlerde) kıyamete kadar gelecek her Müslümanın hakkı vardır" hükmünü çıkarmıştır.

Hz. Ömer'e göre, fey', beşe bölünerek taksime tâbi tutulmaz. Fey'in tamamı"bütün Müslümanlar"a aittir. Fey'de bütün Müslümanların hakkı vardır. Hz. Ömer (radıyallahu anh) bu hükmü verirken -rivayette görüldüğü üzere- ما افاء اللّه على رسوله diye başlayan âyet-i kerimeyi, والّذين جاءُوا من بعدهم kısmına kadar (Haşr suresinin altıncı ayeti) okur ve: هذه اسْتَوْ عَبَتْ المُسْلِمِينَ عَامةً yani "Bu âyet bütün Müslümanlara şâmildir, hepsini içine alır" der ve ilave eder: "Yeryüzünde mevcut her Müslümanın bu fey'de mutlaka hakkı var. Bu hakka sadece sağ ellerinizin sâhip oldukları (köleleriniz) sahip değiller."

Unutmamak lâzımdır ki, Hz. Ömer (radıyallahu anh) bu hükme vardığı zaman pekçok sahâbe hayatta idi ve onların huzurunda bu yorumu ve buna göre tatbikatı yaptı, kimse de kendisine itiraz etmedi. Hz.

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir