Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 201

Haşr Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 201. sayfası — Haşr Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Ömer (radıyallahu anh)'in etrafındakileri bu telakkide birleştirmiş, onları ikna etmiş olması Müslümanlar tarafından fethedilen arazilere uygulanacak statüyü tesbit etmiş oldu.

Buna göre, kıyamete kadar gelecek mü'minler de dahil, bütün mü' minlerin menfaatları adına, fethedilen yerlerin ahalisi:

Hür olacaklardı.

Arazileri de arazi-i haraciye, yani beytü'lmâl hesabına vergi alınacak arazi olarak ellerinde kalacaktı.

Şunu da kaydedelim ki: Fey'in sarfında fukaha bazı farklı görüşlere zâhip olmuştur. Şöyle ki: İmam Malik'e göre fey' ve hums müştereken beytü'lmal'a konur. İmam Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın akrabalarına, dilediği şekilde verir.

Cumhur'a göre, ganimetin beşte biri ile fey' ayrıdır, karıştırılmaz. Hums, Enfâl suresinde geçen humusla ilgili âyette Cenab-ı Hakk'ın belirlediği mü'min sınıflar içindir. Söz konusu âyette humus için: "Allah'ın, Resulünün, hısımların, yetimlerin, yoksulların, yolcuların" denir (Enfâl, 41). Bu sayılan sınıfların dışında kalanlara humus'tan verilemez. Fey'in tasarrufu, imamın re'yine kalmıştır, maslahata göre harcar.

İmam Şâfiî hazretleri bu görüşe katılmaz. Ona göre fey' de beşe bölünür, beşte dördü Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a aittir. Ayrıca humsun da humsu ona aittir, humsun geri kalan dört hissesini de muhtaç ve müstehak olanlara harcar, ganimette olduğu gibi. Şâfii hazretleri Hz. Ömer'in sözünü te'vil ederek: "O humsun, geri kalan dört hissesini kasdetmiş olmalı" der.

Bu mevzu, devlet bütçesinin kaynakları, harcanması, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in hısımlarından maksat gibi teknik teferruata şâmildir. Biz bu kadar bilgiyi yeterli buluyoruz. Mevzuya ilgi duyanlar Elmalılı Tefsiri'ne müracat etmelidir (7, 4820-4838).{344}

6. Hadis-i Şerif

وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ في قولهِ تعالى: ]وَيُؤْثِرُونَ عَلى أنْفُسِهِمْ وَلَوْ كانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ الآية. أنَّ رَجُلًا مِنَ الانْصَارِ بَاتَ بِهِ ضَيْفٌ وَلَمْ يَكُنْ عِنْدَهُ إلَّا قُوتُهُ وَقُوتُ صِبْيَانِهِ. فقَالَ لِامْرَأَتِهِ: نَوِّمِى الصِّبْيَةَ وَأطْفِئِى السِّرَاجَ وَقَرِّبِى لِلضَّيْفِ مَا عِنْدَكِ فنزَلتْ الآية[. أخرجه الترمذى .

6. (826)-Ebû Hüreyre (radıyallahu anh), "Kendilerinde fakirlik ve ihtiyaç olsa bile (onları, Muhacirleri) öz canlarından daha üstün tutarlar.." (Haşr, 9) meâlindeki âyetle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: "Ensar'dan birinin evine misafir geldi ve geceyi yanında geçirdi. Ev sâhibinin evinde kendisinin ve çocuklarının yiyeceğinden başka yiyecek bir şey yoktu. Hanımına: "Çocukları uyut, ışığı söndür ve mevcut yiyeceği misafire yaklaştır" diye emretti. Bunun üzerine âyet indi. [Tirmizî, Tefsir, Haşr, (3301).]{345}

AÇIKLAMA:

Burada "bir kimse" diye zikredilip ismi müphem bırakılan ensârî'nin Müslim'in rivayetinde adı geçer: Ebu Talha'dır. Mevcut yiyecekleri sofraya koyup, odayı da karattıktan sonra misafire buyur ederler. Yemeğe

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir