Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 207
Münafıkûn Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 207. sayfası — Münafıkûn Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
(2584); Tirmizî, Tefsir, Münâfıkûn, (2312).]{356}
2. Hadis-i Şerif
وعن زيد بن أرقم رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]خَرَجْنَا مَعَ النّبيِّ ﷺ في سَفَرٍ أصَابَ النَّاسَ فِيهِ شِدَّةٌ. فقالَ ابنُ أُبَيٍّ ابنُ سَلُولَ: لَا تُنْفِقُوا عَلَى مَنْ عِنْدَ رسولِ اللّهِ حَتّى يَنْفَضُّوا مِنْ حَوْلِهِ. وَقَالَ: لَئِنْ رَجَعْنَا إلى الْمَدينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الاعَزُّ مِنْهَا الاذَلَّ. فَأتَيْتُ النَّبيَّ ﷺ فَأخْبَرْتُهُ بذَلِكَ. فَأرْسَلَ إلى ابن أُبَيٍّ فَسَأَلَهُ: فَاجْتَهَدَ يَمِينَهُ مَا فَعَلَ. فَقَالُوا: كَذَبَ زَيْدٌ رسولَ اللّه ﷺ، فَوَقَعَ في نَفْسِى مِمَّا قَالُوا شِدَّةٌ. حَتّى أنْزَلَ اللّهُ تعالى تَصْدِيقِى: إذَا جَاءَكَ الْمُنَافِقُونَ. قَالَ ثُمَّ دَعَاهُمْ النَّبيُّ ﷺ لِيَسْتَغْفِرَ لَهُمْ فَلَوَّوْا رُؤُسَهُمْ. وَقوْلُهُ كَأنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌ.قَالَ: كَانُوا رِجَالًا أجْمَلَ شَئٍ[. أخرجه الشيخان والترمذى .
2. (833)-Zeyd İbnu Erkam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir sefer esnasında Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'le beraber çıkmıştık. Bir ara bütün askerler sıkıntıya düştü. Übey İbnu Selûl (fırsattan istifade) şöyle dedi: "Resûlullah'ın yanındakilere infak etmeyin de etrafından dağılsınlar." Ayrıca şunu da ilâve etti: "Hele Medine'ye bir dönelim, aziz olanlar, zelil olanları oradan sürüp çıkaracaktır." Ben hemen gelip bu sözleri Hz. Peygamber'e haber verdim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Übey İbnu Selûl'e adam göndererek yanına çağırdı ve "Böyle mi söyledin?" diye sordu. İbnu Selûl, böyle bir davranışa yer vermediğine dâir yemin etti. (Orada bulunanlar bu söze inanarak): "Zeyd, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a yalan söyledi" dediler. Bu sözlerine çok üzüldüm. Öyle ki, Cenab-ı Hakk beni tasdiken şu vahyi indirdi: "(Ey Muhammed) münafıklar sana gelince, "Senin, şüphesiz Allah'ın peygamberi olduğuna şehâdet ederiz" derler. Allah, senin kendisinin peygamberi olduğunu bilir, bunun yanında münafıkların yalancı olduklarını da bilir..." (Münâfıkûn, 1).
(Zeyd) der ki: "Sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), (onlara: "Özür dileyin de) sizin için Allah'tan mağfiret taleb edeyim" dedi ise de başlarını çevirip gittiler."
Zeyd İbnu Erkam (radıyallahu anh), "..Onlar tıpkı sıralanmış kof kütük gibidirler..." (Münâfıkûn 4) meâlindeki âyetle ilgili olarak da şu açıklamayı yaptı: "Münafıklar yakışıklı kimselerdi." [Buharî, Tefsir, Münafikûn 1, 2; Müslim, Sıfâtu'l-Münâfikûn 1, (2772); Tirmizî, Tefsir, Münâfikûn, (3309, 3310).]{357}
AÇIKLAMA:
641. hadiste münafıklarla ilgili geniş bilgi sunulmuştur. Burada hadisin anlaşılmasına yetecek kadar kısa mâlumat sunacağız. Hadiste mevzubahis olan vak'anın hangi sefer sırasında cereyan ettiği hususunda bazı ihtilâflar var. Tebuk Seferi sırasında cereyan ettiği de söylenmiştir. Umumiyetle Müreysi Gazvesi'nde geçtiği belirtilir. Râvileri iltibasa sevkeden husus, kanaatimizce münafıkların bu çeşit hadiselere sıkca yer vermiş olmalarıdır. Esâsen, burada önemli olan hâdisenin cereyan ettiği yer değil, hâdisenin mâhiyetidir.
Hz. Câbir (radıyallahu anh)'in bir rivayetinde, bir sefer sırasında Muhacirlerden çok şakacı (La'âb) birisi, Ensar'dan birinin kabasına eli veya ayağı ile vurarak şaka yapar. Buna çok öfkelenen ensârî meseleyi büyütür, münâkaşaya ve kavgaya döker. Her iki taraf da câhiliye usulünce "Yâ Le'l-Ensâr!" "Yâ Le'l-Muhâcirîn!" diyerek yardım isterler.
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir